YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19257
KARAR NO : 2015/934
KARAR TARİHİ : 19.01.2015
İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra emrine itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği -örüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda, diğer şikayet sebeplerinin yanında icra emrinde hangi alacak kalemlerine hangi tarihlerden itibaren ne kadar faiz işletildiğinin belli olmadığını, icra emrinde davalıların her birine düşen tutar belirtilmeden tek kalemde asıl alacak olarak her borçludan talep edildiğini, icra emrinde her borçlunun ödemesi gereken tutarın ayrı ayrı belirtilmesinin gerektiğini ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir.
İlamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas -1997/776 Karar; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 Esas-2006/85 Karar; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 Esas- 2008/453 Karar sayılı ilamları).
Somut olayda takip dayanağı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10.01.2014 tarih 2003/453 Esas 2014/34 sayılı Kararın 2 nolu “Davacı ..’ün mahkememizin 2003/453 Esas sayılı dava dosyası ile birleşen mahkememizin 2004/350 Esas ve mahkememizin işbu 2003/453 Esas sayılı dava dosya ile birleşen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/291 Esas sayılı dava dosyasındaki tenkis alacak talebinin kabulü ile, 250.000,00 TL. tenkis alacağının davalı… mirasçıları dahili davalılar … davalı……’den alınarak bu davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur. İlamda asıl alacağın davalılardan (borçlulardan) müşterek ve müteselsilen tahsili yönünde hüküm tesis edilmediğinden davalılar (borçlular) arasındaki sorumluluğun eşit olduğunun kabulü gerekir.
O halde, Mahkemece açıklanan nedenlerle şikayetin kabulü ile icra emrinin, şikayetçi borçlunun asıl alacak ve işlemiş faizden 1/10 oranında sorumlu olduğu nazara alınarak, icra emrinin bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde şikayetin tümden reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.