Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/6155 E. 2015/13563 K. 16.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6155
KARAR NO : 2015/13563
KARAR TARİHİ : 16.12.2015

MAHKEMESİ : … .. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/11/2014
NUMARASI : 2014/210-2014/374

Taraflar arasında görülen davada … .. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2014 tarih ve 2014/210-2014/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “ankarali hamsi hamsi balik lokantasi” ibareli 43.sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, hayvan bakım evleri hizmetlerini içeren marka tescil başvurusunun YİDK tarafından ayırt edici olmadığı, vasıf bildirici olduğu gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nın 7.maddesinin a ve c bendi hükümleri uyarınca reddedildiğini, oysa başvuru konusu işaretin ayırt ediciliğinin ve marka olabilme vasfının bulunduğunu, uzun zamandan bu yana kullanılarak ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek, kurum kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı ….vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, başvuru konusu “… … hamsi balik lokantasi” ibaresinde “…” kelimesinin gerek münferit olarak, gerekse bir bütün olarak markanın esas unsurunu teşkil ettiği, başvuruda yer alan ”…” ibaresinin okunamayacak derecede küçük yazılmış olduğu, “… … balik lokantası” ibaresinin de zaten hamsi ürünlerinin sunulduğu bir yiyecek hizmeti sunan işletme için ayırt edici olmadığı, başvuru konusu işaretin, başvuru konusu ürünler/hizmetler için, 556 sayılı KHK’nın 7.maddesinde yer alan mutlak ret nedenlerinden etkilenmeksizin tescile olanak sağlayacak düzeyde, kullanımla ayırt edicilik kazanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.