Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/20638 E. 2015/11510 K. 23.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20638
KARAR NO : 2015/11510
KARAR TARİHİ : 23.06.2015

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/2-b,e, 22/3, 62/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Saat 16:43 itibariyle 77 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın saat 16:30 sıralarında idaresindeki araç ile çift yönlü, meskun mahal yolda sağ şeritte seyretmekte iken, ön ilerisindeki minibüsün yolcu almak üzere duraklaması sebebiyle sol şeride geçtiği anda sağından yola girip, yolun sol şeridine gelmiş bulunan yaya mağdura aracının sol ön-yan kısmı ile çarpması sonucu mağdurun yaşamsal tehlike geçirip, hayat fonksiyonlarını 5. derecede etkileyen kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda, tam kusurlu olduğu tespit ve kabul edilen sanık hakkında, katılanın ağır şekilde yaralandığı da nazara alınarak azami hadden ceza tayininde bir isabetsizlik görülmemiş, aynı nedenlerle tebliğnamede bozma isteyen (1) nolu görüşe itibar edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yukarıda izah edilen:
1-Oluş ve sanığın alkol derecesi dikkate alındığında bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığının gözetilmemesi,
2-TCK’nın 22/3. maddesinin aynı Kanunun 89/1. maddesi gereğince temel ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı,
3-Katılan vekilinin hükümden sonra, 24.6.2014 havale tarihli dilekçesi ile maddi ve manevi zararlarının giderildiğini, şikayetten vazgeçtiklerini bildirmesi nazara alınarak; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.