YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15663
KARAR NO : 2015/11507
KARAR TARİHİ : 23.06.2015
Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/2-e, 22/3, 53/1; 179/2, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
236 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, saat 20:00 sıralarında, idaresindeki motosiklet ile asfalt zemine devrilmesi sonucu, motosikletinde bulunan ve kendisinden şikayetçi olmayan mağdur…, …Devlet Hastanesince 6.7.2013 tarihinde düzenlenen geçici adli raporunda bildirildiği üzere, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayın yargılaması sonunda, sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; “yaygın Sak, AC’de kontüzyon, vücudun muhtelif yerlerinde abrazyon” kayıtlarını içerip, kati raporun genel cerrahi, ortopedi ve beyin cerrahi uzmanlarınca düzenleneceğini bildiren geçici adli raporun bu haliyle mağdurun nitelikli şekilde yaralandığını ortaya koymak bakımından yetersiz bulunmasına binaen mağdurun kati raporunun aldırılması, soruşturma safhasında uzlaşma prosedürünün uygulandığı ve mağdurun davete icabet etmemesi sebebiyle uzlaşmanın sağlanamadığı da nazara alınarak;
A-Mağdurun nitelikli şekilde yaralandığının tespiti halinde, sanığın eyleminde trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğu; ancak, TCK’nın “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, anılan maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise mağdurun nitelikli şekilde yaralanmış olması nedeniyle zarar suçunun oluştuğu,
Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre; her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu kriterinin esas alınması gerektiği,
Bu kapsamda; sanığın, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde sadece taksirle yaralama suçundan, kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikayetten vazgeçme nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına karar verileceği, somut olayda; sanığın eylemi bilinçli taksirle işlemesi, nitelikli şekilde yaralanan mağdurun şikayetçi olması ve uzlaşmanın sağlanamamış bulunması karşısında sanığın bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermesinden dolayı taksirle yaralama suçundan TCK’nın 89/1, 89/2, 22/3. maddeleri gereğince cezalandırılmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin,
B-Mağdurun basit şekilde yaralandığının tespiti halinde ise, taksirle yaralama suçundan açılan davanın düşmesine karar verilmesi, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyeti cihetine gidilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.