YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12633
KARAR NO : 2015/14871
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : İşe İade
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın husumetten reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, husumet itirazı ile birlikte davacının performansının asıl işverence yetersiz bulunduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıda performans düşüklüğü olduğu iddiasının objektif ölçülerle tespit edilmediğinin yanında davacıdan bu konuda yazılı bir savunma almaksızın gerek ölçülülük gerek feshin son çare olması ilkesine aykırı bir şekilde doğrudan fesih yoluna gidilmesinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine ve boşta geçen süre ile diğer haklarına karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 maddesinin son cümlesi uyarınca, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut olayda davacının … İş Ortaklığının işçisi olarak çalıştığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı … ile diğer davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı arasında müşavirlik, danışmanlık hizmet alımı işinin yapılması için sözleşme yapıldığı, davacı işçinin işvereni olan iş ortaklığının bu işi üstlendiği, davalı … ile … iş ortaklığı arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesi ve işe iadeye bağlı maddi sonuçlardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları isabetli ise de infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm fıkrasında davacının hangi işverene iade edildiğinin belirtilmemesi ve davalı Karayolları harçtan muaf olduğu halde hüküm fıkrasında harçtan diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulması hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının … Adi Ortaklığındaki (…. ) İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalılarca süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının, davalıların müştereken müteselsilen sorumlu olmak kaydı ile, davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacının süresinde müracaatı halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. ne göre belirlenen 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6- Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 27,70 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6,55 TL harcın … harçtan muaf olduğundan bu davalı dışındaki diğer iki davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
7- Davacının sarfettiği 111,00 TL yargılama giderinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,
8-Artan gider ve delil avansının talep halinde ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılar …’ne iadesine, 14.09.2015 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.