Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/15356 E. 2015/14998 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15356
KARAR NO : 2015/14998
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Davacı, asıl işveren olan davalı şirket bünyesinde arıza bakım-onarım teknisyeni olarak işe başladığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, işe başlarken 200,00 TL yol, 300,00 TL yemek yardımı yapılacağının belirtildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, yol ve yemek ücretlerinin ödenmesini talep etmiştir.
Davalı ise husumet itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı asıl işveren, davacı ve aynı gün temyiz incelemesi yapılan diğer dosyalarda bir kısım alt işverenlere davanın ihbar edilmesi için dilekçe sunmuş, mahkemece ihbar dilekçeleri ilgili alt işveren firmalara tebliğe çıkarılmış, bir kısmına tebliğ yapılmış, bir kısmına ise bila ikmal iade edildiği ya da tebligat parçalarının dosya arasına alınmadığı görülmüş, bir kısım dosyada ise ihbar dilekçeleri tebliğ edilmekle beraber davalı işverenin, işçinin özlük dosyası ile ödeme belgelerinin alt işverenlerden temini talebinin dikkate alınmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nun 61 vd maddelerinde düzenlenen davanın ihbarı ile taraflardan biri davayı kaybettiği taktirde, 3.kişiye veya 3.kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı 3.kişiye ihbar edebilir.
İhbar yazılı olarak yapılır. İhbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.
Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.
Müdahale talebinde bulunan 3.kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebi ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte 3.kişiyi de dinlenmek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir.
6100 sayılı HMK’nın yukarıda belirtilen ilgili hükümleri dikkate alındığında mahkemece, davalı asıl işverenin, davanın ihbarını talep ettiği bir kısım taşeron şirketler ile ilgili olarak ihbar dilekçesinin tebliğ edilmeksizin ya da tebliğ edildiğine dair tebligat parçaları dosyaya alınmaksızın ve özellikle de davalı şirket vekilinin ihbar dilekçelerinin dönüşünün beklenilmesini talep etmesine rağmen ara kararı ile ihbar dilekçelerinin eksiksiz olarak tüm alt işverenlere tebliği dahi beklenmeksizin karar verilmesi hatalıdır.
Yapılması gereken, ihbarı talep edilen tüm alt işveren şirketlere ihbar dilekçesi ve dava dilekçesinin tebliği sağlanarak ve tebliğ edildiğine dair tebligat parçaları eksiksiz dosyaya alınarak ihbar edilen taşeron şirket/şirketlerin, sunmaları halinde beyan dilekçeleri ile varsa delilleri dosya toplanmalı, ihbar olunan şirketlerin yargılamayı takip etmemeleri halinde asıl işveren olan davalı şirketin cevap dilekçesinde ve aşamalarda belirttiği üzere davacı işçiye ait özlük dosyası ile bordro gibi ödeme belgelerinin ve hizmet alım sözleşmelerinin birer suretlerinin söz konusu alt işveren şirketlerden müzekkere ile istenip getirtilerek gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi de yaptırılarak neticesine göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de; Davacının dava dilekçesinde kesintisiz olarak fesih tarihine kadar çalıştığını belirtmesine rağmen dosyaya sunulan hizmet döküm cetveli ve SGK kayıtlarından bu çalışmalarının kesintisiz olmadığı, buna rağmen bilirkişi tarafından talep edilen çalışma döneminde kesintisiz çalışmış gibi kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin hesaplandığı görülmüştür.
Davacı, yargılama sürecinde tanık dinletmemiş, resmi kayıtlarda kesintili gözüken dönemlerde de işyerinde çalışmasının sürdüğünü ispat edememiştir.
Hizmet süresi belirlenirken resmi kayıtlar olan hizmet döküm cetveli ve … kayıtları esas alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile talep edilen dönem kesintisiz çalışmış gibi kabul edilerek hüküm kurulması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.