YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32052
KARAR NO : 2015/15755
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili; iş sözleşmesinin işçilik alacaklarının davalı işverence ödenmemesi sabebiyle davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının davalı şirket çalışanı olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece “ …davalı şirkete ait servis aracını kullandığını iddia ederek husumet davalı …’ne yöneltilmiş ise de … kayıtlarına göre davacının çalışmasının dava dışı …’de geçtiği, davacının çalışmasının davalı şirkete ait işyerinde geçmediği…’ gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacı tanığı … “Ben …te bekçilik, şoförlük ve santralcilik yaptım. Davalı işyerinde 1991 – 2014 Temmuz ayında emekli olarak ayrıldım. Davacı da aynı kampüs içerisinde bulunan …nde şoförlük ve bekçilik yapıyordu … Davacı …nde çalışıyordu. İşyerinde aynı kampüs içerisinde … gazeteciliğin baskı merkezi vardır, ayrıca …nın idari binası ve deposu da vardır. Başkaca şirkete ait işyeri yoktur. Davacının tüm çalışması bu işyerinde geçmiştir. … diye bir şirket ismini duyardım. Davacının işyerinde fiilen kullanmış olduğu araç üzerinde fiilen … yazıyordu…” şeklinde beyanda bulunmuş, davacı tanığı … ise “Ben ……’te 1991 – 2014 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştım. Davacı aynı kampüs içerisinde bulunan …nde şoförlük ve bekçilik yapardı…” şeklinde ifade vermiştir. Mahkemece … kayıtlarına atıfla davacının dava dışı … işçisi olduğu sonucuna varılmışsa da, davacı tanık anlatımları davacının çalışmasının hangi işverene bağlı gerçekleştiği hususunda tereddüt yaratmaktadır.
İş hukukunda alacak davasının aynı zamanda kamu düzenini ilgilendiren çalışma olgusunu da kapsadığı nazara alındığında, Hakimin davayı aydınlatma ödevi gereği (HMK 31. madde) hizmetin hangi işverene verildiği saptanarak husumetin buna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın eksik araştırmayla husumet yokluğundan reddine karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.