Danıştay Kararı 12. Daire 2021/4589 E. 2022/1338 K. 22.03.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/4589 E.  ,  2022/1338 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4589
Karar No : 2022/1338

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı tarafından, hakkında yürütülen soruşturma neticesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin (C) bendinin (a) alt bendine göre “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında …. kasıtlı davranmak” hükmü doğrultusunda, davalı idarenin … tarih ve … sayılı işleminin (c) bendinde belirtilen 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıplarının tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 28/05/2019 tarih ve E:2019/1980, K:2019/4060 sayılı bozma kararına uyularak, davacı hakkında tesis edilen uyarma cezasına ilişkin 26/06/2012 tarihli disiplin soruşturma raporu hazırlandığı, anılan raporda davacının ” Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek,…” fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin (C) bendinin (a) alt bendi gereğince aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması teklifinin getirildiği, en az 7 günlük sürede son savunma yapması yönünde istem yazısı tebliğ edilerek, söz konusu teklif uyarınca davacının cezalandırılma işleminden önce son savunmasının alınmadığı; disiplin hukukunda savunma alınırken kamu görevlisine disiplin suçuna ilişkin eyleminin açık bir şekilde belirtilmesinin yanında bu eylemin hangi disiplin suçu kapsamına girdiği hususunun da bildirilmesi Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkının gereği gibi kullandırılması yönünden gerekli olduğundan, bu kurala uyulmaksızın ve de sübuta ermeyen eyleme ve nitelemeye dayalı olarak tesis edilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının maaşından yapılan kesintilerin yasal dayanağı kalmadığından davacının maddi kayıplarının ve yapılan kesintilerin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, soruşturma raporunda görüleceği üzere davacının 657 sayılı Kanunun 130. maddesi uyarınca yazılı savunmasının alındığı, soruşturmanın usule uygun yapıldığı, harcama yetkilisi olan davacının mevzuat hükümlerine aykırı davranmak suretiyle usulsüz işlemler yaptığı, bu usulsuz işlemler nedeniyle kurumu zarara uğrattığının müfettişlerin incelemeleri sonucunda belgeleriyle tespit edildiği, verilen disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Hastanesi başhekimi olarak görev yapmakta olan davacı hakkında, 4737 sayılı Kamu İhale Kanuna göre ihalesi yapılacak olan hizmet alımlarına ilişkin fiyat farkı hesabında uygulanacak esaslarda değişiklik yapılmasına dair esasları düzenleyen 2004/7221 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ve … firmasıyla … ihale kayıt numarası kapsamında yapılan 31/05/2010 tarihli Hizmet Alımı Tek Tip Sözleşmesinin 14. maddesine ve İhale dokümanı olan idari şartnamenin 48. maddesine aykırı olarak “bu ihalede fiyat farkı verilmeyecektir” hükmü yer almasına rağmen … tarih ve … yevmiye numarası ödeme emri belgesi ekinde … firmasının … tarih ve … sayılı faturasında yer alan toplam 9.842,45 TL’lik asgari ücret farkı adı altında usulsüz ödemede bulunduğu; yine … iş ortaklığı firmasıyla … ihale kayıt numarası kapsamında yapılan 18/03/2009 tarihli Tek Tip Sözleşmesi imzalandığı, ancak bu sözleşmenin 14. maddesi ile İhale dokümanı olan idari şartnamenin 48. maddesine; “bu ihalede fiyat farkı verilmeyecektir” hükmünün yer almasına rağmen, yine … tarih ve … yevmiye numarası ödeme emri belgesi ekindeki 6 adet fatura ile hastanenin üniversiteye 5981 sayılı Kanun ile devir tarihi olan 24/10/2010 tarihinden 2 gün önce toplam 15.448,95 TL’lik asgari ücret farkı adı altında usulsüz ödemelerin yapılmasına sebebiyet verdiği; tarihsiz zeyilname ile ihale yetkilisi olmayan hastane Müdür Yrd. …’nın böyle bir belge düzenlemesi ve 18/03/2009 tarihli tip sözleşmede fiyat farkı verilmez denmesine rağmen 15 ay sonra 22/10/2010 tarihinde bu ödemenin yapılmasında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 29. maddesine aykırı düzenlenmiş gerçek olmayan zeyilname belgesini esas aldığı ve ödeme emri belgesinin ekindeki ihale sözleşme ve şartnamesinde fiyat farkı verilemez hükmüne rağmen fiyat farkı adı altında usulsüzce ödeme emri belgelerini imzalayarak firmaya haksız kazanç sağladığı ve bu yolla kamu zararına sebebiyet verdiği; Fiyat Farkı Kararnamesine aykırı davrandığı, ayrıca 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 29. maddesine aykırı düzenlenen zeyilname belgesini de işleme alarak usulsüzlüklerine devam ettiği tespit edildiğinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125. maddesinin (C) bendinin (a) alt bendine göre “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında …. kasıtlı davranmak” hükmü doğrultusunda davalı idarenin … tarih ve … sayılı işleminin (c) maddesinde belirtilen 1/8 aylıktan kesme disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği, tesis edilen bu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmışken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 130. maddesinde, “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiş; aynı Kanun’un 125. maddesinin (C) bendinin (a) alt bendinde ise, “Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak” fiili, aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan davada, dosyadaki bilgi ve belgenin incelenmesinden davalı idare müfettişleri tarafından yürütülen disiplin soruşturması kapsamında … tarih ve … sayılı yazı ile üzerine atılı suçlamadan haberdar edilmek suretiyle davacının savunmasının istenildiğinin görülmesi karşısında, 28/05/2012 tarihli savunma dilekçesinde, işlediği iddia edilen disiplin suçuyla ilgili ayrıntılı açıklamalarda bulunan davacının, disiplin cezası almasına neden olan suçlamadan haberdar olmadığından bahsedilemeyeceği açıktır.
Yukarıda yer verilen maddelerin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurlarının ve diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezalarının tesis edilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerini hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu; Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmayı gerektiren durumlarda ise, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 129. maddesinde belirtilen haklarının kullanılmasına imkan verilerek son savunma hakkının tanınması gerektiği, uyuşmazlıkta ise dava konusu disiplin cezasının aylıktan kesme cezası olduğu ve 657 sayılı Kanun’un 130. maddesi gereğince davacının savunmasının alındığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla; İdare Mahkemesince, Dairemizin 28/05/2019 tarih ve E:2019/1980, K:2019/4060 sayılı bozma kararında belirtildiği üzere; 18/03/2009 tarihli Tip Sözleşme ile şartnamelerin karşılaştırılması, fiyat farkı ödenip ödenmeyeceği hususunda kural farklılıklarının bulunması halinde hangi kuralın hukuken uygulanması gerektiği araştırılarak dava konusu uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekirken, bu husus araştırılmaksızın, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, temyize konu Mahkeme kararının “Dosyanın incelenmesinden” kısmında … tarih ve …işlemin (g) bendinde belirtilen aylıktan kesme cezasına konu fiile ilişkin açıklamalara yer verildiği, bu işleme karşı açılan davanın anılan Mahkemenin … esasında kayıtlı olduğu görülmekte olup, temyizen incelenmekte olan bu davaya konu edilen işlemin ise … tarih ve … işlemin (c) bendinde belirtilen aylıktan kesme cezası olduğu, İdare Mahkemesince bozma kararımız sonrası yeniden verilecek kararda bu hususunda da göz önünde bulundurulacağı tabiidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.