Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2015/18824 E. 2015/15383 K. 14.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18824
KARAR NO : 2015/15383
KARAR TARİHİ : 14.12.2015

MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/07/2014
NUMARASI : 2013/1525-2014/910

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu …….Köyü çalışma alanında bulunan 212 ada 2 parsel sayılı 811,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar…… ve ……. adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ……., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümü hakkında tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ……. ve davalı ….. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, çekişmeli taşınmazın ortak muristen geldiği ve üzerinde ev bulunan bölümü dışında kalan bahçe kısmının taksimen kendisine kaldığı iddiasıyla bu bölüme yönelik tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmış; davalı taraf ise, babalarının sağlığında yapılan taksim sonucu taşınmazın kendilerine düştüğünü savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın tarafların murisi ….’ın ölümünün ardından mirasçıları arasında yapılan taksim neticesinde davalı tarafa düştüğü kabul edilmek suretiyle davanın reddine dair hüküm kurulmuştur. Buna göre çekişmeli taşınmazın ortak muris ….’dan kaldığı ve mirasçılar arasında taksim yapıldığı uyuşmazlık konusu olmayıp ihtilaf, dava konusu taşınmazın mirasçılar arasında yapılan taksimde kime isabet ettiği noktasında toplanmaktadır. Taşınmaz başında yapılan keşif anında dinlenen yerel bilirkişiler ve davalı tanığı, çekişmeli taşınmazın taksimen davalı tarafa düştüğünü ve davalılar tarafından kullanıldığını, davacı tanıkları olarak beyanına başvurulan tarafların kardeşi …….’in çocukları ise, çekişmeli taşınmazın ev kısmının davalı tarafa, bahçe kısmının ise davacı ile birlikte babalarına ait olduğunu beyan etmişlerdir. Mahkemece, bu çelişkili durum giderilmeden karar verilmiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları huzuru ile yeniden keşif yapılmalı, çekişmeli taşınmazın ortak muristen kaldığının ve mirasçılar arasında taksim yapıldığının sabit olduğu göz önüne alınarak, yapılan taksimin tarihi, çekişmeli taşınmazın hangi tarihten beri, kim tarafından ve ne sıfatla (kendi müstakil hakkına dayalı olarak mı, başkası adına mı) kullanıldığı yerel bilirkişi ve tanıklardan etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında aykırılık bulunması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılarak çelişki giderilmeye çalışılmalı, yapılacak değerlendirmede davalı …..’ın temyiz dilekçesindeki, çekişmeli taşınmaz üzerindeki ev yerinin kendisi ve …’a, bahçe yerinin ise davacı ve …..’e ait olduğu yönündeki beyanlarının davanın kabulü anlamına gelip gelmediği üzerinde durulmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, eksik incelemeyle hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı ve davalı …….’ın temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 14.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.