Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/18468 E. 2015/13236 K. 29.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18468
KARAR NO : 2015/13236
KARAR TARİHİ : 29.06.2015

Mahkemesi : İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili)
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde davacı ve duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından davalının duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü;
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili,müvekkilinin 2004 yılının Ocak ayından 31.12.2011 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş akdinin 31.12.2011 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, davalının yazılı feshinin 24.1.2012 tarihinde ulaştığını, fesih nedenlerinin yerinde olmadığını, davacının davalıyı temsilen M.K.Ü ile hastane otomasyon sistemine ilişkin sözleşme imzaladığını, bu sözleşmenin tip sözleşme olduğunu, .. ile de aynı tipte sözleşme imzalandığını, davacının sözleşme imza aşamasında davalı yetkilileri ile sürekli mailleştiğini, bu nedenle feshin haksız olduğunu, davacının haftanın 7 günü 24 saat esasına göre çalıştığını, dini bayramlar dışında resmi tatil ve genel tatil günlerinde çalıştığını, ücretinin net 1825,00 TL olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 2008 yılında çalışmaya başladığını, bu tarihten önceki çalışmalarından davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ücretinin bordrolarda belli olduğunu, resmi bir kurum olan üniversite hastanesine hizmet verilmesi nedeni ile haftalık 45 saat üstünde çalışılmadığını, çalışıldığında puantajlara yansıtılarak ödendiğini, resmi tatil günlerinde ve hafta sonu çalışılmadığını, davacının kendisine verilen vekaletnameye istinaden üniversite ile hizmet alım sözleşmesi imzalarken adeta kendisini tarif ederek personel kısmına yeni maddeler ekleyip ücretini belirlediğini, bunun davacının sözleşmeyi 12.01.2012 tarihinde fakslayınca öğrenildiğini, 12.01.2012 tarihinde iş akdinin 25.maddeye göre haklı nedenle feshedildiğini savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 01.07.2014 tarihli ilamı ile sair temyiz itirazları incelenmeden gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki nedeni ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, gerekçe ile hüküm arasındaki çelişkiyi gidermiş,iş sözleşmesinin haklı feshi nedeni ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, ücretinin net 1825,00TL olduğunu, haftalık 14,5 saat fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını benimseyerek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri ile ilgili taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Bilirkişi ek raporunda davacı tanık anlatımlarına göre davacının tüm çalışma süresi boyunca haftanın 7 günü 7.30-17.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme kullanarak çalıştığı, haftalık 14,5 saat fazla mesai yaptığı, tüm hafta tatillerinde çalıştığı, dini bayramların yarısı ile diğer genel tatil günleri ile milli bayramlarda çalıştığı kabul edilerek dava zaman aşımı dikkate alınmak sureti ile alacaklar hesaplanmış, mahkemece %40 hakkaniyet indirimi uygulanarak alacaklar hüküm altına alınmış ise de, davacı aynı nedenle işten çıkarılan ve benzer istemlerle dava açan Hatay İş Mahkemesi’nin 2012/219 esas sırasına kayden görülen Vahit Cemali isimli işçinin davada tanık olarak beyanda bulunurken aynen “… Mesai 08:00-17:00 olmasına rağmen biz sürekli 17:00’den sonra çalışıyorduk. Hastane taşınmıştı o yüzden bir takım ekstra çalışmalar oluyordu. 1,5-2 ay kadar taşınma süreci sürdü. Hafta sonları bu nedenle tam çalışılıyordu. Hafta içi ise hem hastane hastalarına baktığından sisteme müdahale edemiyorduk ancak mesaiden sonra yazılımı müdahale edebiliyorduk. mesai saatlerinde kullanıcıların sorunları ile hastanenin istedikleri günlük analiz raporları ve medula provizyonuyla uğraşıyorduk. Bu nedenle akşam 17:00’de bitmesi gereken çalışma 18-19:00’u buluyordu, yine SGK faturalama işlemlerini 16:00’dan sonra yapılmasını istiyordu. Bu nedenle fatura servisi ile birlikte bu işlemleri yapıyorduk. yani haftanın 5 günü 18:19:00’a kadar çalışıyorduk. hafta sonları ihtiyaç olduğunda gidiyorduk. Kural olarak Cumartesi Pazar çalışmamız hiç yoktur ancak ayda 2 defa hafta sonu gidiyorduk.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu beyanı davacıyı bağlar. Bu nedenle davacının haftanın 5 günü 8.00-19.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme kullanarak çalıştığı, haftalık 5 saat fazla mesai yaptığı; davacı ile birlikte çalışan aynı işi yapan Vahit Cemali’nin açtığı ve Dairemizin 2014/4117 Esas sayısına kayden yapılan temyiz incelemesindeki tespitler dikkate alınarak ayda iki hafta tatilinde; ayrıca milli bayram ve genel tatil günlerinin yarısında çalıştığı kabul edilerek dava zaman aşımı dikkate alınmak sureti ile fazla mesai, hafta tatili ve milli bayram-genel tatil çalışma ücretleri hesap edilmeli ve hakkaniyet indirimi de yapıldıktan sonra alacaklar hüküm altına alınmalıdır.
Kabule göre de, davacının 7.gün çalışmasından fazla mesaiye eklenecek süre sadece 1 saat olup haftalık 7 saat üzerinden fazla mesai ücreti hesap edilmeli iken, 7.gündeki 8,5 saatlik çalışmasının tümünün mükerrerliğe neden olacak şekilde hem fazla mesai, hem de hafta tatili ücreti hesabında dikkate alınması yerinde olmamıştır.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 29.06.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.