Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/15547 E. 2015/11371 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15547
KARAR NO : 2015/11371
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62/1, 50, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, adli sicil kaydında aynı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kaydı bulunan ve 339 promil alkollü olarak araç kullandığı sırada kırmızı ışıkta beklemekte olan önündeki araca arkadan çarptığı tespit edilen sanığın kastının yoğunluğu, almış olduğu alkolün derecesi ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, temel cezanın asgari hadden daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa verilen 50 gün hapis cezasının günlüğü 20 TL’den adli para cezasına çevrildiği halde, hükmün 6. fıkrasında sanık hakkında doğrudan adli para cezası verildiği gerekçesiyle cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 6. fıkrasındaki “ doğrudan” ve “TCK’nın 50/1 madde ve fıkrasındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına” ibarelerinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/06/2015 tarihinde oybirliyle karar verildi.