Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/21120 E. 2015/17204 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21120
KARAR NO : 2015/17204
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş akdinin tazminatları ödenmek suretiyle işveren tarafından haksız ve önelsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek kötüniyet tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı yararına avukatlık ücreti takdir edilip edilmeyeceği, yargılama giderlerinin kısmen kabul kısmen red oranında taraflar arasında paylaştırılıp paylaştırılmayacağı, davalı tarafça yatırılan gider avansının iadesinin gerekip gerekmediği ve kararın gerekçesinin dosya içeriği ile uyumu noktalarında toplanmaktadır.
Yargılama giderlerinden sayılan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323 üncü, Avukatlık Kanunu’nun 169 uncu ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1 inci maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin, davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması, hukukun genel kurallarındandır. Konuya ilişkin 6100 sayılı Yasanın 329 uncu maddesinin birinci fıkrası bu ilkeye dayanmaktadır. Değinilen Yasanın 330 uncu maddesi uyarınca, vekâlet ücretine yönelik hüküm fıkrasının taraf lehine kurulması gerekir. Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekâlet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir. Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki taraf ayrı ayrı vekâlet ücretinden sorumlu tutulacak, vekâlet ücreti kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır.
Somut olayda, kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesine rağmen kendisini avukatla temsil ettiren davalı yararına reddedilen miktara göre avukatlık ücretine hükmedilmemesi isabetli değildir.
3-İki tarafın kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılacağına ilişkin HMK’nun 326.maddesi gözardı edilerek davacı tarafından yapılan 306,20 TL yargılama giderinin tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi hatalıdır.
4- Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılan kısmı mahsup edildikten sonra bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine karar verilmesine rağmen, davalı taraf hakkında bu yönde bir hüküm kurulmaması da ayrı bir bozma nedenidir.
Yapılacak iş; davalı tarafça yatırılan gider avansından kullanılan kısım mahsup edildikten sonra varsa bakiye gider avansının davalı tarafa iadesine ilişkin hüküm tesis edilmesidir.
5- Davacı tarafından dava dilekçesinde kıdem tazminatı talep edilmemesine rağmen kararın gerekçesinde “Dava kıdem tazminatı talebine ilişkin olup, dosya içeriğinde deliller incelenerek işçilik alacaklarını ödemeyi gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispatı işverende olup bu konuda davalı yanın iddialarını ispatlar nitelikte delil sunamamış olduğu görülerek…” denilmiş olması hatalı ise de, sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.