YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/37245
KARAR NO : 2015/19942
KARAR TARİHİ : 24.06.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa, 01.09.2012 tarihli CD izleme tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; mağdura ait kredi kartı kullanılarak yapılan 25.08.2012 tarihli kart çekiminin şifresiz yapıldığı, kamera görüntülerine göre kart çekimi sırasında sanığın tek başına olduğu, yanında müşteri olarak hiçkimsenin olmadığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçu işlediği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince hükmün (BOZULMASINA), 24.06.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık … hakkında, banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan TCK.nun 245/1. maddesinden cezalandırılması için dava açılmıştır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda sanığın, beraatine karar verilmiştir.
Mahkemenin beraate ilişkin kararı, süresi içerisinde Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükmün, Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozmaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Sanık aşamalardaki savunmalarında, mağdura ait ticari taksiye binmediğini, babasına ait suça konu kartın kullanıldığı birahanede zaman zaman kasada durduğunu, mağdura ait kartı almadığını, kartın kimin tarafından kullanıldığını bilmediğini, müşterilerin kartlarını hesapları nedeniyle çektiğini, şifre istemediği için şifresiz işlem yaptığını, kimlik istemediğini söylemiştir.
Mağdur .., taksicilik yaptığını, suça konu kartın vites kutusu yanında bulunduğunu, kartın çalındıktan 3-4 gün sonra haberinin olduğunu, …. Birahanesinde ayrı günlerde toplam 500,00 TL şifresiz işlem yapıldığını tespit ettiğini söylemiştir.
Sanığın aşamalardaki savunmaları, mağdurun suça konu kartı bulunduğu yerden alan kişinin sanık olduğuna ilişkin bir suçlamasının bulunmaması, lokantalarda kasaya gitmeden de kartla ödeme yapılmasının mümkün olması birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin beraate ilişkin kararının onanması yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden yerel mahkemenin kararının bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 24.06.2015