Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/6912 E. 2015/13822 K. 24.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6912
KARAR NO : 2015/13822
KARAR TARİHİ : 24.06.2015

MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Şikayetçi 3. kişinin İcra Mahkemesi’ne başvurusu; alacaklı tarafından…… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14.06.2012 tarih ve 2011/443 Esas – 2012/340 Karar sayılı kararına dayalı olarak başlatılan ilamlı icra takibinde, satışa konu 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan 15 numaralı dairenin maliki olması nedeniyle, bu dairenin, arsanın mütemmim cüzü olamayacağı, dolayısıyla birlikte satışının mümkün olmadığı gerekçesiyle satış kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, taşınmazın tapuda takip borçlusu adına kayıtlı olduğu, satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmediği, haciz tarihi itibari ile ve halen takip borçlusu adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın kaydına haciz konulması ve satışa çıkarılması işleminde usul ve yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı, davacının koşulları oluştuğu taktirde cebri tescil davası veya benzer başka bir dava açabileceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, şikayet eden 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Şikayetçinin İcra Mahkemesine başvurusu, taşınmaz üzerinde bulunan binanın kendisine ait olması nedeniyle satış dışı bırakılmasına ilişkin olup, taşınmaz üzerinde bulunan bina taşınmazın mütemmim cüzü olup, haciz, mütemmim cüzü de kapsar. Bu nedenle istemin reddi sonucu itibariyle doğru olup davacı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Şikayetçinin İcra Mahkemesine başvurusu, taşınmaz üzerindeki yapının kendisine ait olduğu nedenine dayalı olup, bu hali ile İİK’nun 16. maddesi kapsamında şikayet niteliğindedir. İcra mahkemesinde şikayet olarak incelenen işlerde ise, maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
O halde Mahkemece, maktu harç ve vekalet ücretine hükmolunması gerekirken, başvurunun istihkak davası olarak vasıflandırılıp şikayetçi aleyhine nispi harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.