Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/21388 E. 2015/9041 K. 27.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21388
KARAR NO : 2015/9041
KARAR TARİHİ : 27.05.2015

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Zamanaşımı nedeniyle düşme

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
… Koruma Kurulu’nun 02/11/1990 tarih ve 2480 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen …ili, … ilçesi, …mahallesi 730 ada 72 parsel sayılı parsel üzerindeki mevcut yapıda, onaylı projesine aykırı olarak, yapının bodrum + zemin + 2 normal kat olarak yapılması gerekirken, 2 bodrum + Zemin + 2 normal kat olarak yapıldığı, ön ve arka cephelerde cephe tadilatı yapıldığı, yola bakan ön cephesindeki bodrum katın hafredilerek açığa çıkarıldığı, pencere sayısının tüm cephelerde birer adet azaltıldığı, binanın girişinin yükseltilerek merdivenle geçişin sağlandığının tespit edilmesi üzerine, müteaahit …, proje sorumlusu … ve tapu maliki olan diğer sanıklar hakkında açılan kamu davası ile ilgili olarak, sanıklardan … hakkında bu davanın da konusunu oluşturan 26/09/2008 tarihli yapı tatil zaptına dayanılarak, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/274 esas sayılı dosyası üzerinde, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununa aykırılık suçundan yapılan yargılama sonucunda, mahalinde yapılan keşifte görevlendirilen inşaat mühendisleri tarafından düzenlenen raporda, söz konusu binanın 1995-1998 yılları arasında yapılmış olması sebebiyle 01/06/2011 gün, 2011/413 sayılı kararla dava zamanaşımı süresi dolduğundan düşme kararı verilmesi ve… Asliye Ceza Mahkemesi’nin dosyasında bulunan resimlerle bu dosya ile ilgili olarak yapılan keşifte çekilen resimler arasında bir farklılık bulunmaması sebebiyle dava zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/274 esas sayılı dosyasına ilişkin dosyada mevcut 01/06/2011 tarihli gerekçeli karar incelendiğine, bilirkişiler tarafından suça konu binanın 1995-1998 yılları arasında yapılmış olduğunun vurgulandığı, bu davanın konusunun ise tescilli kültür varlığına ilişkin onaylı projeye aykırı olarak, yapının bodrum + zemin + 2 normal kat olarak yapılması gerekirken, 2 bodrum + Zemin + 2 Normal kat olarak yapılması, ön ve arka cephelerde cephe tadilatı, yola bakan ön cephesindeki bodrum katın hafredilerek açığa çıkarılıp, pencere sayısının tüm cephelerde birer adet azaltılıp, binanın girişinin yükseltilerek merdivenle geçişin sağlanmasından ibaret olduğu, görevlendirilen inşaat mühendisi bilirkişi raporunda, bu eylemlerin niteliği ve ne zaman yapıldığı hususunda herhangi bir belirleme yapılmadığı, anlaşılmakla;
Üzerinde müdahale gerçekleştirilen taşınmazın 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında tek yapı ölçeğinde tescilli kültür varlığı olması nedeniyle taşınmazda izinsiz ya da izin kapsamı dışında yapılan her türlü inşai faaliyetin suç oluşturacağı, bu bakımdan müdahalenin binanın içinde ya da dışında gerçekleştirilmesinin önem arz etmediği, tescile esas bilgi ve belgeler getirtilerek, izinsiz yapılan tadilatın yapının tescil edilmesine neden olan kriterlere uygun olup olmadığının, yapıya ait orjinal dokuya uyum sağlayıp sağlamadığının, tescilli kültür varlığında zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi gerektiği,
Bu kapsamda, keşifte görevlendirilen inşaat mühendisi bilirkişiden, suça konu uygulamalara ilişkin olarak kullanılan malzemelerin eskiliği, renkteki solmalar ve yıpranma durumu dikkate alınarak yapılış tarihleri hususunda ek rapor alınıp, bu şekilde dava konusu uygulamaların zamanaşımı süresi içerisinde gerçekleştirip gerçekleştirmediği belirlenip, dava zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılması halinde; izinsiz olarak yapılan uygulamaların tescilli kültür varlığının bütünü ve dolayısıyla orjinal dokusu ile uyumlu olup olmadığı, niteliği ve yapıda geri dönüşümü mümkün olmayacak derecede zarar meydana getirip getirmediği hususunun araştırılıp, taşınmazın bu nitelikte bir zarar gördüğünün tespiti durumunda, atılı suçun, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun’un 65/1-1. cümlesine, bu nitelikte bir zararın mevcut olmadığının, ancak yapılan tadilatın ruhsata tabi inşai ve fiziki müdahale kapsamında olduğunun belirlenip, ayrıca taşınmazın olduğu yerde suç tarihi itibariyle Belediye Başkanlığı veya İl Özel İdaresi bünyesinde Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu’nun bulunmadığının anlaşılması halinde 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-2. cümlesine, yapılan bu tadilatın ruhsata tabi olmayan, “basit onarım” niteliğinde olduğunun belirlenmesi veya ruhsata tabi inşai ve fiziki müdahale kapsamında olsa bile, taşınmazın olduğu yerde, suç tarihi itibariyle, sorumluluk alanı dava konusu yeri kapsayan Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu’nun bulunduğunun anlaşılması halinde 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesine uyacağı gözetilmeksizin, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanıklardan … hakkında bu davanında konusunu oluşturan 26/09/2008 tarihli yapı tatil zaptına dayanılarak, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/274 esas sayılı dosyası üzerinden, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununa aykırılık suçundan yargılama yapılıp, karar verildiğinin anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının CMK’nın 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.