Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/33142 E. 2015/19268 K. 07.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/33142
KARAR NO : 2015/19268
KARAR TARİHİ : 07.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık …’ın yerel mahkeme tarafından mahkumiyet kararının verildiği 09.07.2013 tarihinde aynı yıl içerisinde işlediği diğer suçların kesinleşmediği, Anayasanın 38/4. maddesi ışığında kesinleşmiş yargı kararı olmadıkça işlenmiş bir suçtan söz edilemeyeceği gözetilmeden sanığın henüz yargılama aşamasında bulunan eylemleri nedeniyle TCK’nın 6/1-h. maddesi gereğince itiyadi suçlu kabul edilerek TCK’nın 58/9. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
2- Suça sürüklenen çocuk … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükmünün uygulanmayacağının gözetilmemesi
3-Suç tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal etmemiş suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nın 53/4. maddesi hükmü gereği 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle itiraz istemine uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık Hakan Bayrak hakkındaki hüküm fıkrasından TCK’nın 58/9. maddesinin uygulanmasına ilişkin, suça sürüklenen çocuk … hakkındaki hüküm fıkrasından “TCK’nın 53/1. ve 58/9. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların suça sürüklenen çocuk ve sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekinin tüm zaranının soruşturma aşamasında giderildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından yapılan etkin pişmanlık indirim oranının hak ve adalet ilkesi gereğince aynı kanunun 168/2. maddesinde belirtilen 1/2 indirim oranından fazla olması gerektiği gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Sanık …’ın yerel mahkeme tarafından mahkumiyet kararının verildiği 09.07.2013 tarihinde aynı yıl içerisinde işlediği diğer suçlarının kesinleşmediği, Anayasanın 38/4. maddesi ışığında kesinleşmiş yargı kararı olmadıkça işlenmiş bir suçtan söz edilemeyeceği gözetilmeden sanığın henüz yargılama aşamasında bulunan eylemleri nedeniyle TCK’nın 6/1-h. maddesi gereğince itiyadi suçlu kabul edilerek TCK’nın 58/9. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
3- Suça sürüklenen çocuk … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükmünün uygulanmayacağının gözetilmemesi,
4- Suç tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal etmemiş suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nın 53/4. maddesi hükmü gereği 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5- Gerekçeli karar başlığında suça sürüklenen çocuk …’nın mağdurun isminin ve kimlik bilgilerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
6- Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesinin 168. maddesinden sonra uygulanması suretiyle anılan yasanın 61. maddesine aykırı davranılması,
7- Suça sürüklenen çocuk … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçunu aynı müştekiye karşı iki kez işlediğinden bahisle zincirleme suç hükümleri gereği verilen cezadan 5237 sayılı TCK.’nın 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılmışken hırsızlık suçunu da iki kez işlemesine rağmen üç kez işlediği belirtilerek bu kez 5237 sayılı TCK.’nın 43/1. maddesinden 1/2 oranında arttırım yapılmak suretiyle çelişki yaratılması,
Kabule Göre de;
8- Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 4 yıl 6 ay hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nın 168/1. fıkrası gereğince 1/2 oranında indirim yapıldığı sırada hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 2 yıl 3 ay yerine 1 yıl 9 ay olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle itiraz istemine uygun olarak BOZULMASINA, 07.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.