YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8051
KARAR NO : 2015/25175
KARAR TARİHİ : 08.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
I-Sanık hakkında vize başvurusu sırasında İtalyan Başkonsolosluğu’na sunduğu “… İletişim ve … Hizmetleri Ltd. Şti” ünvanlı şirket adına düzenlenmiş faaliyet belgesinin sahte olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında ve temyiz dilekçesinde, şirketin 2000 yılından itibaren kesintisiz …na kayıtlı faal bir şirket olduğunu, evrakta sahtecilik yapılmasına ihtiyaç olmadığını, pek çok kez vize başvurusu sırasında …ndan aldığı faaliyet belgesini Konsolosluğa ibraz ettiğini savunması, dosya içersinde fotokopisi bulunan belge aslının ilgili kurumdan celbedilmemiş olması ve İtalyan Başkonsolosluğunun …na sorması üzerine belgenin Oda tarafından düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; öncelikle aldatma yeteneğinin tespiti bakımından, ilgili kurumdan belge aslı celbedilip asıl ya da fotokopi olup olmadığı, bu tür başvurularda belgenin doğruluğunun araştırılması hususunun mutat olup olmadığının belirlenmesi, belgenin fotokopi olması ya da mutat olarak doğruluğunun araştırıldığının belirlenmesi halinde belgenin sahte olduğunun anlaşılacağının muhakkak olması nedeniyle, belgenin aldatma kabiliyetinin bulunmadığının gözetilmesi, uygulamanın mutad olmadığının yani kuşku üzerine belgenin doğruluğunun sorulduğunun belirlenmesi durumunda; sözkonusu şirketin suç tarihi itibariyle suça konu belgeyi …ndan alma hakkı bulunan faal bir şirket olup olmadığı da araştırılarak olayda TCK.nun 211. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
II- Kabule göre de;
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 2008/25-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramanın kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, somut olayda; ne şekilde somut bir zarar doğduğu açıklanıp gösterilmeden ve sanığın muvafakatı bulunmadığına dair açık bir beyanı bulunmadığı da gözetilmeden cezası ertelendiği halde “Zarar karşılanmadığı, sanık muvafakatının olmadığı dikkate alınarak” şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası da nazara alınarak aynı maddenin 1. fıkrasındaki yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.