Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/12517 E. 2015/23242 K. 10.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12517
KARAR NO : 2015/23242
KARAR TARİHİ : 10.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Mağdur adına sahte cep telefonu hattı abonelik sözleşmesi düzenlediği iddia olunan sanığın, sözleşme düzenlenirken sahte nüfus cüzdanı ibraz edilmiş olabileceğini savunması, sözleşmedeki imzanın adiyeti konusunda alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olması, UYAP üzerinden yapılan kontrolde sanık hakkında özel belgede sahtecilik ve Elektronik Haberleşme Kanununa muhalefet suçlarından yakın tarihli açık ve kapalı dosyalar olduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilebilmesi için, sözleşme düzenlenirken ibraz edilmiş olması halinde nüfus cüzdanı fotokopisinin müştekiye aidiyeti araştırılıp sahte kimlik kullanılıp kullanılmadığının belirlenip, sanık ile katılanın imza incelemelesinin teknik üniversitelerden tayin edilecek uzman bilirkişilere yaptırılmasından ve sanığın benzer suçlara ilişkin kesinleşmiş beraat hükümleri dışındaki tüm dosyaları getirtilip, derdest olmaları halinde birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örneklerinin alınmasından sonra, suçun sübutu halinde; belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve suç tarihleri ile zaman aralığı birlikte dikkate alınarak; sanığın fiillerinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünü, kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme tek suçu mu oluşturduğunun tartışılması ile, hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hukuki durumunun takdirinde zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.