YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11988
KARAR NO : 2015/10043
KARAR TARİHİ : 23.10.2015
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada Ankara 11. İş ve Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesince, uyuşmazlığın davacı işveren ile davalı işçi arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İş Mahkemesi tarafından ise, davacının rekabet yasağına aykırı olduğu iddia edilen davranışının hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 29.06.1960 tarihli 1960/13 ve 1960/15 sayılı kararında; İş Mahkemelerinin, işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında “iş akdinden doğan” veya “iş kanuna dayanan” her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıkların bu mahkemelerde çözümleneceği açıklanmıştır. O halde, 1950 yılında yürürlüğe giren 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca; bir uyuşmazlığın iş mahkemelerinde görülebilmesi için, işçi sayılan kişilerle işveren arasında iş sözleşmesinden doğan veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukukî uyuşmazlığın bulunması gerekir.
Rekabet etmeme borcu ise işçinin öteki borçları gibi her iş sözleşmesi için söz konusu olan borçlardan değildir. İş sözleşmesinin devamı süresince işçinin işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür. Buna karşılık, taraflar iş ilişkisi devam ederken sözleşmenin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş sözleşmesine konulmasını veya bu konuda ayrı bir sözleşme (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılmasını kararlaştırabilirler. İş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin işverenle rekabet etmeme borcu ancak böyle bir yükümlülük sözleşmesi ile kararlaştırıldığı takdirde sözkonusu olmaktadır.
13/1/2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1 ve c maddelerinde “…tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; …(c.) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun…rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,…maddelerinde;…öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır” hükmü bulunmaktadır.
Yukarıdaki ayrıntılı açıklamalar göstermektedir ki, iş sözleşmesinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş sözleşmesinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde ise, buna dayalı olarak açılacak davalar, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanununun 4/1-c. maddesinin açık hükmü karşısında tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan olmakla, bu tür davaların ticaret mahkemesinde incelenip karara bağlanması gerekir.
Somut olayda davacı, davalının şirketten ayrılırken yaptığı rekabet yasağı sözleşmesi hükümlerini ihlal ederek aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka bir firmada çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesine aykırı hareket ettiğini, Türk Ticaret Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanununun ilgili hükümlerini ihlal ettiğini, haksız rekabet ve sır saklama yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmektedir. Rekabet yasağına aykırılığın sözkonusu olması nedeniyle yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, somut durumda görevli mahkeme Ticaret Mahkemesidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 23/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.