Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/5825 E. 2015/25476 K. 15.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5825
KARAR NO : 2015/25476
KARAR TARİHİ : 15.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Müştekinin borçlu olarak belirtildiği bononun sanık tarafından borcuna karşılık …’a verdiği olayda; şikayetçinin yapılan icra takibinde borca itiraz etmesi, alınan beyanında senetteki borçlu imzasının kendisine ait olmadığını ifade etmesi, sanığın da suça konu bonoyu kendisinin düzenlediğini savunması karşısında tebliğnamedeki imza incelemesi gerektiğine yönelik eksik inceleme düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Belgede sahtecilik suçlarında suçun konusu belge olup korunan hukuki yarar kamu güvenidir ve suçun geniş anlamda mağduru toplumu oluşturan bireylerdir. Nitekim belgede sahtecilik suçlarına ilişkin TCK’nun 204-212. maddeleri Kanunun Kamu Güvenine Karşı Suçlar bölümünde yer almaktadır. Bununla birlikte belgede sahtecilik suçunun işlenmesiyle haksızlığa uğrayan gerçek ve tüzel kişilerin suçtan zarar görmeleri mümkündür. Belgede sahtecilik suçunun işlenmesi nedeniyle farklı kişilerin çıkarlarının zedelenmiş olması suçun bu öncelikli niteliğini değiştirmeyeceği gibi zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına da engel değildir. Bu açıklamalara göre somut olayda; sanığın … sahibi …’a borcuna karşılık sonradan borçlusu … olan 15.02.2009 tanzim tarihli iki adet sahte senet düzenleyip verdiği; mahkemece aynı sanık hakkında aynı şirkete borcunu ödemek için müşteki … adına düzenlenen 15.04.2009 tanzim tarihli sahte senet ile ilgili Dairemizin 2013/5821 Esasına kayıtlı … Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/151 Esas 2010/312 Karar sayılı dosyasında 08.07.2010 tarihli iddianame ile açılan kamu davalarının ayrı ayrı görülerek sanık hakkında iki ayrı suçtan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla; bir suç işleme kararının icrası kapsamında, iki farklı gerçek kişiye ait olan çeklerin aynı anda şirkete verilmesi halinde eylemin 5237 sayılı Yasanın 43/2. madde kapsamında; farklı zamanlarda verildiğinin tespiti halinde ise TCK’nun 43/1. maddesindeki zincirleme suçun oluşacağı cihetle; sanığın suça konu belgeleri aynı veya farklı tarihlerde verip vermediği müşteki şirket yetkilisinden sorulup Dairemizin 2013/5821 Esasına kayıtlı olarak incelenip 15.04.2015 tarihli ilamla bozulmasına karar verilerek mahalline gönderilen … Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/151 Esas 2010/312 Karar sayılı dosyasıda birleştirilerek, sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.