YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1983
KARAR NO : 2016/2863
KARAR TARİHİ : 03.03.2016
Hırsızlık ve mala zarar verme suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b (beş defa) 35 (üç defa) ve 151/1 (beş defa) maddeleri gereğince iki kez 3 yıl 6 ay hapis, üç kez 1yıl 9 ay hapis ve (beş kez) 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, anılan kanun’un 53/1. maddesinin a, b, d, ve e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar c bendinde gösterilen haklardan ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına dair Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2014 tarihli ve 2014/316 esas, 2014/585 karar sayılı kararı aleyhine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 21.12.2015 gün ve 94660652-105-77-10476-2015-26752/84649 sayılı yazılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/01/2016 günlü ve 2015/424376 sayılı tebliğnamesiyle bozma düşüncesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi altsoyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu görülmekle,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 1. fıkrasında “Hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunması halinde bu maddede düzenlenen olağanüstü yasa yoluna konu olabileceği, sanığın 24/11/2014 tarihli kararın sorgu ve mernis adresinde bizzat kendisine tebliğinden sonra verdiği 28.07.2015 tarihli dilekçesinde tebligatın eline geçmediğini, temyiz edemediğini davanın tekrar görülerek temyiz yolunun gözden geçirilmesine” dair talepte bulunduğu hükümlünün söz konusu isteminin eski hale getirme ve temyiz talebi niteliğinde bulunduğu ve 5320 sayılı
../…
Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 42 vd. ile 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili Dairesi olduğu anlaşılmakla, temyiz incelemesine esas olacak şekilde mahallinde temyiz formu düzenlenerek ve buna göre de tebliğname tanzim edilerek dosyanın gönderilmesinin sağlanması için, mahalline gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.