YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21755
KARAR NO : 2016/365
KARAR TARİHİ : 18.01.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin
… ile … aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının kabulüne dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … gün ve … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Belediye vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, davalı … Belediyesi tarafından kamulaştırılan … parsel (yeni … ada … parsel) sayılı taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisinin içinde (deniz tarafında) kaldığını açıklayarak, tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Belediye vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ve … ada … parsel (eski … parsel) sayılı taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisinin içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile tescil dışı bırakılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak tapu iptal/terkin-tescil davalarında, dava kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise, saptanacak mirasçılarına yöneltilerek açılır. Dava konusu … ada … parsel (eski … parsel) sayılı taşınmaz halen … ve müşterekleri adına paylı mülkiyet hükümlerine göre hisseleri oranında tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Ancak, … Belediyesi Encümeninin … tarihli kararıyla dava konusu … ada … parsel (eski … parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırılmasına karar verilmiş, kamulaştırma işlemi nedeniyle açılan davada … 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin …. tarih … sayılı kararıyla taşınmazın tapu kaydının iptaliyle … Belediyesi adına tesciline karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Ancak tapuda infaz işlemi yapılmadığından taşınmaz halen önceki malikler adına kayıtlı görünmektedir. Her ne kadar kamulaştırma işlemi yapılıp kesinleşmiş ve mülkiyet bu nedenle tescil gerekmeksizin davalı Belediyeye geçmiş ise de (TMK m.705/2); davanın kabul edilmesi halinde tapunun iptali sonucu terkin kararı verilmesi durumu ortaya çıkabileceğinden tapuda şeklen hak sahibi gözükenlerin de davada davalı sıfatıyla yer almaları gereklidir. Bu nedenle de tapuda kayıt maliki gözüken kişilere de dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra tahkikatın yürütülmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
./.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.