Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/1519 E. 2015/23120 K. 05.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1519
KARAR NO : 2015/23120
KARAR TARİHİ : 05.03.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik suçundan Mahkumiyet, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan Mahkumiyet

1- “Resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararının temyiz yasa yoluna tabi olmayıp, itiraza tabi olduğu ve 5271 sayılı CMK.nun 271/4. maddesi gereğince, merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesin olduğundan, sanık müdafinin itiraz mercii olan … Ağır Ceza Mahkemesinin 23.07.2010 gün 2010/1138 Değ. İş sayılı “itirazın reddine” dair kararına yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-“Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçundan mahkumiyetine dair kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;:
5327 sayılı TCK’nun 205. maddesindeki “hukuki sonuç doğuran tamamlanmış bir resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun oluşabilmesi için gerçek bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte belgenin maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanaklarının ortadan kaldırılması ya da belgenin tamamen yok edilmesi gerekeceği cihetle; dosya kapsamından, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/91 esas numaralı dosyasında sanığın temyiz dilekçesini süresinde mahkemeye ibraz etmesine rağmen harcını yatırmamış olması nedeniyle temyiz süresini kaçırdığı, bunun üzerine ilk yapılan 06.02.2007 tarihli tebligat parçasında yer alan tebliğ gününü 6 iken 9 olarak değiştirdikten sonra, bu tebligatı yırtarak yerine tarihi değiştirilmiş başka bir tebligat parçası düzenlemekten ibaret oluşa uygun sübutu kabul olunan somut olayda sanığın 1. tebligattaki tebliğ gününü 6 iken 9 olarak değiştirilmesi eylemini resmi belgede tahrifat yapmak kastı ile gerçekleştirdiği, parçaları bir araya getirilerek fotokopisi çekilmiş onaylı bir sureti dosyada bulunan belge incelendiğinde yapılan değişikliğin çıplak gözle farkedilmesi, suça konu tebligatın parçaları birleştirilmesi halinde hukuki sonuç doğurmadığının gözlemlenmesi nedeniyle TCK.’nun 204. maddesindeki resmi belgede sahtecilik, bu tahrifat sebebiyle hukuki sonuç doğurma ve gerçek bir belge niteliğini yitirmiş tebligatın yırtılması nedeniyle de TCK’nun 205/1. maddesindeki resmi belgeyi bozmak suçlarının yasal unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden yüklenen suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanığın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/91 E sayılı dosyasını davacı vekili olarak takip ettiği, dava ile ilgili kararın kendisine tebliğinden itibaren temyiz süresini kaçırdığı, bunun üzerine kararın kendisine bildirilmesine ilişkin tebligat parçasının üzeninde yazılı bulunan tarihi değiştirdiği ve 6 olan tebligat gününü 9 yaptığı, ancak tahrifatın açıkça belli olması üzerine bu parçayı yırtarak yeniden sahte bir tebligat parçası düzenlediği ve dosya içine koyduğu, karşı taraf avukatının durumu fark etmesi üzerine bu belgeyi de yırttığı anlaşılmıştır.
Mahkeme tarafından ilk tebligatın yırtılması eyleminde resmi belgeyi bozma suçunun unsurları itibariyle oluştuğu gerekçesi ile mahkumiyet kararı verilmiş, bu karar Dairemiz tarafından ilk tebligat üzerinde yapılan değişikliğin aldatma yeteneğinin bulunmaması nedeniyle gerçek bir resmi belge olma hüviyetini kaybettiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Aşağıda sayılan gerekçelerle Dairemiz bozma kararına katılmıyorum.
1- Yırtılan belge kamu kurumu tarafından düzenlenmiş gerçek bir resmi belgedir. Sanık tarafından üzerinde yapılan değişiklik ve bu değişikliğin aldatma yeteneğinin bulunmaması tebligatın gerçek bir resmi belge olması hususunu değiştirmeyecektir. Belge yine gerçek bir resmi belgedir.
2- Aynı zamanda delil olma yeteneğini de devam ettirmektedir. Tebligatın davacı vekiline hangi tarihte tebliğ edildiği, yani gerçek durum yine bu belgeden anlaşılacaktır.
3- Madde gerekçesinin birinci paragrafının son cümlesine göre bu maddede tanımlanan suçun işlenmesi, başkasını aldatma özelliği taşımayabilir. Yani aldatma yeteneği bu suçun unsurları arasında değildir.
4- TCK’nun resmi belgede sahtecilik suçunu düzenleyen 204. maddesinin gerekçesine göre mevcut olan resmi belge üzerinde sahtecilikten söz edebilmek için, yapılan değişikliğin aldatıcı nitelikte olması gerekir. Aksi takdirde, resmi belgeyi bozmak suçu oluşur. Sanığın, 6 rakamını aldatma yeteneği olmayacak şekilde 9 olarak değiştirmesi ile zaten resmi belgeyi bozma suçu oluşmuştur.
Bu nedenlerle mahkemenin mahkumiyete ilişkin kararının onanması gerektiği düşüncesiyle bozma kararına katılmıyorum.