YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7047
KARAR NO : 2015/22972
KARAR TARİHİ : 02.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.05.2012 tarih ve 2012/1538 Esas sayılı iddianamesi ile açılan ve suç tarihi 08.05.2012 olarak belirtilen eylem yönünden hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, anılan eylem ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1- Sanık müdafiinin, 24.08.2012 tarihli mühür bozma eylemi ile ilgili olarak kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, sanık hakkında mahkemece doğrudan hükmedilen 3.000 TL adli para cezasına dair hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- 19.07.2011, 27.10.2011, 10.01.2012, 14.02.2012 tarihli ve 06.03.2012, 15.03.2012, 22.03.2012, 28.03.2012, 04.04.2012, 09.04.2012 tarihli mühür bozma eylemleri ile ilgili olarak ayrı ayrı kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Hüküm fıkrasında yalnızca “sanığın sabıkasında daha önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kayıtlar bulunduğu” belirtilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, gerekçe kısmında ayrıca “sanığın tekrar suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaate varılmadığı” da belirtilmiş olması karşısında yasal ve yeterli gerekçe gösteren mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Mühür bozma suçlarında sanık hakkında düzenlenen aynı mühür bozma tutanağından dolayı birden çok dava açılmış ise davanın mükerrer açıldığının kabulünün gerekeceği, ancak aynı sanık hakkında birden çok mühür bozma tutanağı düzenlenmiş ise, hukuki kesinti iddianame tarihi itibariyle oluşacağından, bu tarihten önce düzenlenen birden fazla mühür bozma eylemi varsa zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceği, zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel olmayacağı cihetle, UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanığın muhtelif tarihlerde mühür bozma suçunu işlediği iddiasıyla … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/367 Esas, 2011/563 Esas, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/555 Esas ve … . Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/341 Esas sayılı dosyalarında yargılandığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; sanık hakkında açılan ilgili diğer dava dosyalarının araştırılıp celbi sağlanarak, derdest olması ve muvafakat verilmesi halinde davaların birleştirilmesi, aksi takdirde ilgili dosyaların bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri dosya içerisine konulduktan sonra, suç ve iddianame tarihleri de nazara alınarak zincirleme suç ve mükerrer dava hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.