YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20799
KARAR NO : 2015/9254
KARAR TARİHİ : 28.05.2015
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereği mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay tarihinde gece saat 19.30 sıralarında katılanın idaresindeki otomobil ile iki yönlü, genişliği 7 metre olan, şerit çizgisi bulunmayan yolda seyir halinde iken karşı istikametten gelen sanığın idaresindeki sol farı yanmayan, tepe lambası bulunmayan traktör ve römorkuna takılı bulunan buğday mimzerinin sol ön tarafıyla sanığın şeridinde çarpışması sonucu katılan sürücünün basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda; tali kusurlu sanık hakkında iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, mağdurun basit tıbbi müdahale ile tedavi edilebilecek şekilde yaralanması ve maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden asgari hadden ayrılarak ceza tayin edilmesi,
2-TCK’nın 53/6. maddesinde, 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınabileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.