Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/25975 E. 2015/19506 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/25975
KARAR NO : 2015/19506
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik eylem nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına vaki itiraz üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2012 tarih ve 2012/758 sayılı kararıyla itirazın kabulüne karar verildiği, anılan karara istinaden söz konusu eylemin mahkemenin 2013/290 esasına kayden incelenmesine devam edildiği anlaşılmakla, sanık …’nin müşteki …’na yönelik eylemine hasren yapılan temyiz incelemesinde;
I-Sanıklar hakkında müşteki …’na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Kapıları kilitli park halindeki aracın çalınması eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması sonuca etkili görülmediğinden; TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastının ağırlığı, güttüğü amaç ve saik, suçun işleniş şekli dikkate alınarak asgari hadden uzaklaşılarak uygulama yapılması gerekirken, yetersiz ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile alt sınırdan ceza tayin etmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin suçun gece saatlerinde işlendiği yönündeki beyanına rağmen suç saatine ilişkin kesin saat belirtememesi ve eylemin gece ya da gündüz vaktine rastlayan zaman dilimlerinden hangisinde işlendiğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilememesi nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince hırsızlık suçunun gündüz vakti işlendiğinin kabulü gerekirken, TCK’nın 143. maddesi gereğince artırım yapılması,
2-Sanık … hakkında kurulan hükümde; Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanık … hakkında kurulan hükümde; Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra (b) bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında ise, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendindeki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun uygulanamayacağı, buna karşılık aynı maddenin 1. fıkrasının (a) ve (d) bentleri ile (c) bendindeki kendi altsoyu dışındaki kişiler bakımından velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluklarının uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve …’nin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılarak, sanıklar hakkında verilen sonuç cezanın 142/1-e ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesi; sanık Bedih Çifti hakkında kurulan hükümden “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi; sanık … hakkında kurulan hükümden “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Sanığın kasten işlemiş olduğu hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen haklardan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına ve (c) bendinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun kendi alt soyu bakımından uygulanmamasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından, sanıklar … ve … hakkında müşteki …’na yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
1-Anayasanın 141, CMK’nun 34, 230, 289 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi ve reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan ve kabul edilen kanıtlar ve nedenleri, kanıtlarla sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat; sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden ve müşteki …’a ait aracın sanık tarafından çalındığına ve zarar verildiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Mala zarar verme suçunun konusunu aynı zamanda hırsızlık suçunun konusu olan aracın oluşturması durumunda, eylemin aracın mülkiyetine yönelik olması ve çalınması sırasında verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği ve anılan suç nedeniyle ceza verilemeyeceği gözetilmeden, sanıkların beraati yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve …’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 325. maddesi uyarınca 2 numaralı bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanık …’ın da yararlandırılmasına, 08.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.