Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/33520 E. 2015/18497 K. 24.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/33520
KARAR NO : 2015/18497
KARAR TARİHİ : 24.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, geceleyin işyeri dokunulmazlığının ihlali, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 27.05.2010 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu 3 yıllık deneme süresi içerisinde 2010 yılının 9. ayında işlenen TCK’nın 230/5. maddesinde düzenlenen “resmi evlenme işlemi olmadan evlenmek için dinsel tören yapma” suçunun Anayasa Mahkemesi’nin 10.06.2015 tarihli 29382 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 27.05.2015 gün ve 2014/36 esas, 2015/51 sayılı kararı Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de, suça sürüklenen çocuğun UYAP üzerinden alınan adli sicil kaydına göre, denetim süresi içerisinde işlediği … Sulh Ceza Mahkemesi’nin 29.07.2011 tarih, 2010/540 Esas ve 2011/834 Karar ile … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.04.2012 tarih, 2011/66 Esas ve 2012/280 Karar sayılı ilamlarına konu başka kasıtlı suçlarının da bulunduğunun tespiti üzerine:
Hükmün açıklanmasından önce … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.01.2010 tarih, 2009/102 Esas ve 2010/21 Karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuk … hakında müştekiler … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle geceleyin işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, diğer müştekiler . ., … ve …’ya yönelik eylemleri hakkında ise, temyize gelen suça sürüklenen çocuk …’in soyut beyanı dışında delil bulunmadığından beraatine karar verilmiş ise de, suça sürüklenen çocuk .’nın savunmasında, bütün hırsızlık olaylarını diğer suça sürüklenen çocuk … ile birlikte gece vakti işlediklerini belirttiğinin anlaşılması karşısında; ikrarın bölünemeyeceği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunda 5237 sayılı TCK.’nın 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen suçun gece vakti birden fazla kişiyle birlikte işlenmesinin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı yasanın 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiği de gözetildiğinde, suç tarihleri itibariyle suça sürüklenen çocuk hakkında konut ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olması ve suç tarihi itibariyle daha önce hapis cezasına mahkum edilmediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince, hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının aynı Kanunun 50/1. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
2-Birden fazla kişi ile birlikte konut ve işyeri dokunulmazlığını ihlal eden suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinden artırım yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, konut ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarında, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 24.11.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.