YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/27934
KARAR NO : 2015/14528
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde tutuklu olduğu anlaşılan sanık …’ın duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmadığı halde, hükmün açıklandığı 28.03.2013 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- 11/06/2010 tarihli tutanağa göre yol kontrolünde görevli polis memurlarınca durdurulan araç içerisindeki sanıklardan …’ın aracın bağajında bulunan televizyonu aldıkları adresi göstererek henüz olaydan haberi olmayan ve müracaatı bulunmayan müştekiye televizyonun iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, koşulları oluştuğu halde hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin sanıklar hakkında uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun birden fazla kişi ile gerçekleştirilmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
4- Mala zarar verme suçu yönünden; mağdurun 29/07/2010 tarihinde mahkeme aşamasında alınan savunmasında kapı kilidinin kırılması nedeniyle oluşan zararı sanığın annesinin kendisine ödediğini belirtmesi karşısında; mahkemece müştekinin duruşmaya çağrılarak zararının ne zaman giderildiğinin sorulup, zarar soruşturma aşamasında giderilmiş ise TCK’nın 168/1. maddesinin, kovuşturma aşamasında gidermiş ise TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması gerekirken zararın kovuşturma aşamasında giderildiği kabul edilerek aynı yasanın 168/2. maddesinin uygulanması,
5- 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek yargılama giderinin sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, aynı yasanın 325. maddesi uyarınca bozmanın kararı temyiz etmeyen sanık …’e sirayetine 01.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.