YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7937
KARAR NO : 2015/8576
KARAR TARİHİ : 25.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 08/06/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 05/11/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … ve … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, Nisan 2011 tarihinde davalıların yöneticisi olduğu sitenin 3 no’lu dairesine taşındığını, sitenin özel güvenlik ile korunuyor olması ve kapalı otoparkının da varlığının, yeni satın almış olduğu otomobilinin daha iyi korunmasına hizmet edeceğini düşünerek böyle bir seçim yaptığını, otomobilini kapalı garaja bıraktıktan iki gün sonra her tarafının sert bir cisimle çizilmiş olduğunu fark ettiğini ve aracı 40.000 TL zarar ile sattığını, usulüne uygun seçimler yapılmadan ve yasaya uygun olmayan koşullarda çalışan güvenlikçiler istihdam ederek, bunların ehliyetsizliği ve işbilmezliği sonucu doğan zararın yönetimin kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle zarardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek, uğradığı maddi zararın ödetilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, “Davada tarafların sıfatı, alınan hizmetin niteliği ve ihtilafın türü itibariyle 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığı” gerekçesi ile Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş; karar, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Kanun’un 3. maddesinde “mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder”. Satıcı; “kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.” Tüketici ise “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda, davacı davalıların yöneticisi bulunduğu sitede kiracı olup, aralarında bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Bu kapsamda davacının 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında “tüketici” olduğundan söz edilemez. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ve davacının iddiası 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41. (6098 sayılı TBK’nın 49.) ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan haksız eyleme dayalı olup bu haliyle uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yargılamaya devamla işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.