Danıştay Kararı 12. Daire 2018/6441 E. 2022/1092 K. 16.03.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/6441 E.  ,  2022/1092 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6441
Karar No : 2022/1092

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVALI İDARE YANINDA MÜDAHİL : … Sendikası
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …, Av. …, Av. …, Av. …

DAVANIN KONUSU : 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı ikinci bölümünün “İLKSAN üyeliği” başlıklı 27. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı Sandık tarafından, 19/01/1943 tarih ve 5308 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun’un 11. maddesi uyarınca Sandık üyelerinin sayma suretiyle belirlendiği, bu hükme göre sayılan görevlere atananlar açısından Sandık üyeliği yasal zorunluluk olduğundan Toplu Sözleşme’de yapılan düzenlemenin 4357 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil ettiği, aynı düzenlemenin 2016 – 2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesinde de yer aldığı, bu maddenin yürütülmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onyedinci Dairesinin E:2015/13814 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği ve Danıştay Onbirinci Dairesinin E:2016/786 sayılı dosyasında davanın derdest olduğu, Anayasa’nın 53. maddesine göre memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, toplu sözleşme yapma hakkına sahip oldukları, çalışma şartları bakımından hangi hakların toplu pazarlık konusu olacağının 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 28. maddesi ile belirlendiği, buna göre kanun koyucunun belirlediği sınırlar içerisinde kalan konuların görüşme ve toplu pazarlık yolu ile belirleneceği, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal yardımları kapsayacağı, 4688 sayılı Kanun’un 28. maddesinde sayılan hakların dışında kalan Sandık üyeliğinin Toplu Sözleşme kapsamına dahil edilmesinin hukuka uygun olmadığı, Kanun’a aykırı toplu sözleşme hükümlerinin kesin hükümsüz olduğu, dava konusu düzenlemenin de hukuken yok hükmünde olduğu, toplu sözleşme hakkının, yasama organının çıkardığı kanunları yürürlükten kaldıramayacağı gibi, kanunların uygulanamaz hale getirilmesini sağlamak amacıyla da kullanılamayacağı, toplu sözleşme ile kanun değişikliği yapılamayacağı ve kanuna aykırı işlem tesis edilemeyeceği, dava konusu Toplu Sözleşme’nin 27. maddesinin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür

DAVALI … BAKANLIĞININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Anayasa’nın 53. ve 128. maddelerindeki hükümler gereğince yasa ile düzenlenebilen memurlar ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına ilişkin hususlarda toplu sözleşmelerle düzenleme yapılabileceği, dava konusu toplu sözleşme hükmünün, ilgili kamu görevlilerinin aylıklarında artış veya azalışa neden olabilecek mali ve sosyal haklar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, iptali talep edilen Toplu Sözleşme hükmünün Anayasa ve ilgili mevzuata uygun olduğu, İLKSAN üyeliğinin kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına ilişkin olduğu için toplu sözleşmeye konu edilmesinin hukuka uygun olduğu, toplu sözleşmenin kanuna nazaran özel hüküm niteliğinde olduğu, normlar hiyerarşisinde özel hükmün genel hükmü bertaraf ettiği, bu kapsamda toplu sözleşme hükmünün, genel hüküm niteliğinde olan 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesinin ilgili hükmünü bertaraf ettiği, toplu sözleşme ile temel hak ve özgürlüklere, anayasal düzene ve emredici hükümlere aykırı düzenleme yapılamayacağı, ancak kanunun emredici hükümlerinin çalışanlar lehine değiştirilmesinin mümkün olduğu, dava konusu Toplu Sözleşme hükmü ile 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesinde sayılan kamu görevlilerinin Sandık üyeliğinin ihtiyari hale getirildiği, istek ve iradelerine bakılmaksızın üye sayılmak suretiyle her ay ücretlerinden Sandık aidatı kesilmesine karşı hak arama yolları kapatılmış olan kamu görevlilerinin, dava konusu edilen hükümle Sandıkla istek ve iradeleri dahilinde sözleşme ve irade özgürlüğü ekseninde üyelik bağlarını tesis ettirme hakkına kavuştukları, Sandık üyeliğinin kamusal yönünün bulunmadığı, özel hukuk niteliğinin ağır bastığı, 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile kamu görevlilerinin sözleşme özgürlüklerinin ellerinden alındığı savunulmuştur.

DAVALI İDARE YANINDA MÜDAHİL … SENDİKASININ
SAVUNMASININ ÖZETİ : 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Diğer kanunların uygulanması” başlıklı 43. maddesi ve 6356 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca dava konusu Toplu Sözleşme hükmünün iptali istemli işbu davada iş mahkemelerinin görevli olduğu, Toplu Sözleşme’nin tarafı olmayan davacının dava hakkına sahip bulunmadığı, davacının 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesinde sayılan üyeliklerin isteğe bağlı hale getirilmesi ile mevcut veya muhtemel bir zarara uğramasının söz konusu olmadığından, dava şartlarından menfaat ihlali şartının gerçekleşmemiş olduğu, menfaati ihlal edilenlerin 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesinde sayılan üyeler olduğu, davacı İLKSAN’ın menfaatinin ve tüzelkişiliğinin ihlal edilmediği, Anayasa’nın 128. maddesindeki; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır. ” hükmü uyarınca toplu sözleşme ile kanun hükmünü aşan düzenleme yapılabileceği, buna göre dava konusu toplu sözleşme hükmünün, genel hüküm niteliğinde olan 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesinin ilgili hükmünü bertaraf ettiği, toplu sözleşme ile temel hak ve özgürlüklere, anayasal düzene ve emredici hükümlere aykırı düzenleme yapılamayacağı, ancak kanunun emredici hükümlerin çalışanlar lehine değiştirilmesinin mümkün olduğu, Yargıtay ve AİHM kararlarının da aynı yönde olduğu, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesince incelenmekte olduğundan bekletici mesele yapılarak, Anayasa Mahkemesi kararına göre davanın karara bağlanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin, 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler için Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan ilkokul öğretmenleri, ilkokul yardımcı ve stajyer öğretmenleri, yetiştirme yurtları öğretmenleri, arızalı çocuklara ilk tahsillerini veren müesseselerin öğretmenleri; maarif müdürleri, ilköğretmen müfettiş ve denetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri, İlköğretim Umum Müdürlüğü ve Maarif Müdürlüklerinde vazifeli memurlar ile Sandık işlerinde çalışan memurlarının İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığına üyeliği zorunlu iken, Kanun’un emredici düzenlemesine aykırı olarak Kanun kapsamında olan kişilerin üyeliğini ihtiyari hale getirdiği sonucuna varıldığından, anılan düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 25/08/2017 tarihli ve 30164 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme Başlıklı İkinci Bölümünün 27 nci maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasa’sının 53. maddesinde, memurların ve diğer kamu görevlilerinin, toplu sözleşme yapma hakkına sahip olduğu belirtilmiş, 128. maddesinde ise, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği, ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı olduğu hükmü yer almıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 43. maddesindeki atıf uyarınca 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun Toplu İş Sözleşmesinin Genel Esasları başlıklı maddesinin Toplu iş sözleşmesi ve çerçeve sözleşmenin içeriği alt başlıklı 33. maddesinin son fıkrasında, toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmelerin, Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içermeyeceği belirtilmiştir.
4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler için Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun’un 11. Maddesinde; hükmi Şahsiyeti haiz ve Maarif Vekaletine bağlı olmak üzere (İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı) adı ile bir sandık kurulacağı, Maarif Vekaleti bütçesinden maaş alan İlkokul Öğretmenleri, ilkokul yardımcı ve stajyer öğretmenleri, yetiştirme yurtları öğretmenleri, arızalı çocuklara ilk tahsillerini veren müesseselerin öğretmenleri; Maarif Müdürleri, ilköğretmen müfettiş ve denetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri, İlköğretim Umum Müdürlüğü ve Maarif Müdürlüklerinde vazifeli memurlar ile Sandık işlerinde çalışan memurların Sandığa aza oldukları, sandık azası iken emekliye ayrılanların, isterlerse azalıklarını devam ettirebilecekleri hükmüne yer verilmiş olup, anılan Kanun’un 14. maddesinde de, “Sandığın idaresi, işleyiş tarzı ve esasları Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanan bir “Anastatü” ile tespit olunur.” düzenlemesi yer almıştır.
4357 sayılı Kanun hükmüne dayanılarak Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Anastatüsü’nün 1. maddesinde; bu Anastatünün amacının, İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı’nın idaresi, işleyiş tarzı ve esaslarını tespit etmek olduğu belirtilmiş; 15. maddesinde, Sandık üyelerine yapılacak yardımlar sayılmış; 17. maddesinde, bu Anastatüde belirtilmeyen hususların Sandığın kuruluşu ile ilgili 4357 sayılı Kanun ve değişikliklerinde düzenlendiği, Anastatüde tadilat yapma yetkisinin Bakanlığa ait olduğu, Anastatü’nün tatbikiyle ilgili Yönetmeliklerin Bakanlıkça hazırlanmasının asıl olduğu; Üyelikler başlıklı 18. maddesinde ise, Sandığa kimlerin üye olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan düzenlemelerden, İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığına, 4357 sayılı Kanunda ve İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Anastatüsü’nde sayılan kişilerin kendi isteklerine bakılmaksızın zorunlu olarak üye olacakları ve bu üyeliklerin ihtiyari hale getirilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Bakılan davada; kamu görevlilerinin geneline ve hizmet kollarına yönelik mali ve sosyal haklara ilişkin 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan 4. dönem toplu sözleşme yapıldığı, söz konusu toplu sözleşmenin ikinci bölümünün 27. maddesinde yer alan: “Mevcut üyeler dahil olmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına atananlardan 13.01.1943 tarihli ve 4357 sayılı Kanunun 11 inci maddesi kapsamında bulunanlar bakımından İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (İLKSAN) üyeliği ihtiyaridir.” hükmünün iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler için Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan İlkokul Öğretmenleri, ilkokul yardımcı ve stajyer öğretmenleri, yetiştirme yurtları öğretmenleri, arızalı çocuklara ilk tahsillerini veren müesseselerin öğretmenleri; Maarif Müdürleri, ilköğretmen müfettiş ve denetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri, İlköğretim Umum Müdürlüğü ve Maarif Müdürlüklerinde vazifeli memurlar ile Sandık işlerinde çalışan memurlarının İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığına üyeliği zorunlu iken, Kanunun emredici düzenlemesine aykırı olarak Kanun kapsamında olan kişilerin üyeliğini ihtiyari hale getiren dava konusu düzenleyici işlemde hukuki uyarlık görülmemiştir.
Bu bakımdan, dava konusu edilen 25/08/2017 tarihli ve 30164 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmesinin Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme Başlıklı İkinci Bölümünün 27 nci maddesinin iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe giren 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Karanamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 123. ve Geçici 3. maddeleri ile, 21/04/2021 tarih ve 31461 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 73 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca davanın yalnızca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı husumetiyle görülmesine karar verilerek işin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı ikinci bölümünün “İLKSAN üyeliği” başlıklı 27. maddesinde; “Mevcut üyeler dahil olmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına atananlardan 13/01/1943 tarihli ve 4357 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında bulunanlar bakımından İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (İLKSAN) üyeliği ihtiyaridir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bakılan dava, söz konusu düzenlemenin, 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesindeki Sandığa üyeliğin zorunlu olduğu kuralına aykırı olduğu iddiasıyla açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 128. maddesinde, “…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır…” 53. maddesinde ise, “…Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.
Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.
Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir.
Kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirlemek ve toplu sözleşme yapılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 28. maddesinde, Toplu sözleşmenin kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsadığı belirtilmiştir.
4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler için Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun’un 11. maddesinde, “Hükmi Şahsiyeti haiz ve Maarif Vekaletine bağlı olmak üzere (İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı) adı ile bir sandık kurulur.
Maarif Vekaleti bütçesinden maaş alan İlkokul Öğretmenleri, ilkokul yardımcı ve stajyer öğretmenleri, yetiştirme yurtları öğretmenleri, arızalı çocuklara ilk tahsillerini veren müesseselerin öğretmenleri; Maarif Müdürleri, ilköğretmen müfettiş ve denetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri, İlköğretim Umum Müdürlüğü ve Maarif Müdürlüklerinde vazifeli memurlar ile Sandık işlerinde çalışan memurlar Sandığa azadırlar.
Sandık azası iken emekliye ayrılanlar, isterlerse azalıklarını devam ettirebilirler.
Sandığın gelirleri şunlardır.
1- Azalardan umumi heyetçe tespit edilecek miktarda her ay kesilecek aidat
2- Teberrular ve Devlet bütçesinden yapılacak yardımlar
3- Sandık gelirlerinin nemalandırılmasından hasıl olan kârlar
4- Sandığın maksatlarını tahakkuk ettirmeye elverişli prevantoryum ve kaplıca gibi tesisler satın alarak veya yaptırılarak bunların kiralanmasından veya işletilmesinden elde edilecek kazançlar.
Sandığın azalarına hangi hallerde ve miktarda karşılıksız veya karşılıklı yardım yapılacağı 14. maddede yazılı Anastatü’de belirtilir.” kuralına yer verilmiş, anılan Kanun’un 14. maddesinde de, “Sandığın idaresi, işleyiş tarzı ve esasları Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanan bir “anastatü” ile tespit olunur.” kuralı yer almıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yukarıda belirtilen Kanun maddesine dayanılarak hazırlanan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Anastatüsü’nün 1. maddesinde, bu Anastatü’nün amacının, İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı’nın idaresi, işleyiş tarzı ve esaslarını tespit etmek olduğu belirtilmiş, 15. maddesinde Sandık üyelerine yapılacak yardımlar sayılmış, 17. maddesinde bu Anastatü’de belirtilmeyen hususların Sandığın kuruluşu ile ilgili 4357 sayılı Kanun ve değişikliklerinde düzenlendiği, Anastatü’de tadilat yapma yetkisinin Bakanlığa ait olduğu, Anastatü’nün tatbikiyle ilgili Yönetmeliklerin Bakanlıkça hazırlanmasının asıl olduğu belirtilmiş, “Üyelikler” başlıklı 18. maddesinde ise, “Sandığa kimlerin üye olduğu 4357 sayılı Kanunun 7117 sayılı Kanun’la değişik 11. maddesinde sayılarak belirtilmiştir. Mezkur maddede görevleri ve görev yerleri sayılarak belirlenen üyelikler genişletilemez ve yaygınlaştırılamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen kurallar ile düzenlemelerden, üyelerine karşılıksız olarak, evlenme, ölüm, emeklilik, malüliyet, tabii afet yardımları gibi yardımları yapmak amacıyla kurulan İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığına, 4357 sayılı Kanun’da ve İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Anastatüsü’nde sayılan kişilerin kendi isteklerine bakılmaksızın zorunlu olarak üye olacakları ve bu üyeliklerin ihtiyari hale getirilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın ve mevzuatın yukarıda açık metinlerine yer verilen hükümleri uyarınca, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme yapma hakkına sahip oldukları, 4688 sayılı Kanun’da, toplu sözleşme kapsamının mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak belirleneceği, aynı Kanun’la atıf yapılan 6356 sayılı Kanun’da ise, toplu sözleşmelerin Anayasa’ya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremeyeceği ifade edilmiştir.
Anayasa’nın anılan maddeleri uyarınca, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına ilişkin hususlarda, toplu sözleşme ile nispi emredici nitelikteki kanun hükümlerinin çalışanlar lehine değiştirilmesi mümkün olmakla birlikte, mutlak emredici kanun hükümlerinin, toplu sözleşme ile değiştirilmesi ya da uygulanamaz hale getirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Toplu sözleşmelerin kanun niteliğinde kural koyması demek kanun koyması, kanunu değiştirmesi ya da yürürlükten kaldırması anlamına gelmemektedir. Toplu sözleşme hakkı kamu görevlilerine, kanunla yüklenen bir takım yükümlülüklerden kurtulma hakkı vermediği gibi, kanunun belirlediği sınırlar dışında düzenlemeler yapma, birtakım hak ve yükümlülükleri kaldırma ya da bazı hak ve yükümlülükler koyma hakkı vermesi de mümkün değildir.
Bu durumda, 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler için Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden maaş alan ilkokul öğretmenleri, ilkokul yardımcı ve stajyer öğretmenleri, yetiştirme yurtları öğretmenleri, arızalı çocuklara ilk tahsillerini veren müesseselerin öğretmenleri; maarif müdürleri, ilköğretmen müfettiş ve denetmenleri, uygulama okulu öğretmenleri, İlköğretim Umum Müdürlüğü ve Maarif Müdürlüklerinde vazifeli memurlar ile Sandık işlerinde çalışan memurlarının İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığına üyeliği zorunlu iken, Kanun’un emredici düzenlemesine aykırı olarak Kanun kapsamında olan kişilerin üyeliğini ihtiyari hale getiren dava konusu düzenleyici işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı ikinci bölümünün “İLKSAN üyeliği” başlıklı 27. maddesinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Davalı idare yanında davaya müdahil tarafından yapılan …-TL yargılama giderinin müdahil üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.