Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/8425 E. , 2022/1075 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/8425
Karar No : 2022/1075
DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Emeklilik Hizmet Genel Müdürlüğünün bila tarih ve sayılı ”Sağlık Meslek Mensubu Sayılan ve İnsan Sağlığına İlişkin İşlerde Çalışan 4/C Sigortalılarının Fiili Hizmet Süresi Zammından Yararlandırılması Hakkında Duyurusu”nda yer alan “hafta sonu” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
03/08/2018 tarih ve 30498 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/07/2018 tarih ve 7146 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle, 5510 sayılı Kanun’un 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tabloya (20) sıra numarası ile eklenen bent uyarınca, sağlık çalışanlarının fiili hizmet süresi zammından 360 gün için 60 gün süreyle yararlandırılmasının sağlandığı; ancak, davaya konu ilgili yazıda; ‘’Ayrıca, bu sigortalıların ücretsiz izinde geçen süreleri ile söz konusu maddede belirtilen işlerde fiilen çalışılmayan ücretli izin, sıhhi izin, yıllık izin, eğitim, kurs süreleri, hafta sonu ve resmi tatil günleri fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilmeyecektir.’’ açıklamasının yer aldığı, sağlık hizmetlerinin niteliği gereği 7 gün 24 saat devam eden hizmetlerden olduğu, sağlık çalışanlarının nöbet vb. çalışma türleri ile birlikte hafta içi ve hafta sonu ayrımı olmaksızın çalıştıkları, bu sebeple, fiili hizmet süresinin hesabında hafta sonunun ayrık tutulamayacağı, hafta sonunun sayılmamasının, sağlık çalışanlarının fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmasına ilişkin düzenlemenin amacıyla da çeliştiği, bu durumda 360 günlük süre sağlanamayacağından, 60 günlük fiili hizmet süresi zammından da yararlandırılamayacakları, duyurunun kazanılmış haklara ve haklı beklenti ilkesine de müdahale oluşturduğu belirtilerek, hafta sonu ibaresinin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usul yönünden; dava konusu duyurunun, düzenleyici işlem niteliğinde olmadığı, bir başka anlatımla kesin ve yürütülmesi gereken, icrai bir özelliği bulunmadığından, bahse konu davanın, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalar arasında bulunmadığı savunulmuştur.
Esas yönünden; fiili hizmet süresi zammı kapsamına giren işler ve işyerlerinin 5510 sayılı Kanun’un 40. maddesinde yer aldığı, fiili hizmet süresi zammının, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını etkileyen haller arasında sayılarak, kanun koyucu tarafından bazı yıpratıcı işlerde çalışanların fiili hizmet sürelerinin, eklenecek hizmet süreleri ile arttırılmasının öngörüldüğü, böylece bu işlerde çalışan kişilerin yaşlılık aylığına daha erken hak kazanmalarına olanak sağlandığı, 5510 sayılı Kanun’a göre fiili hizmet süresi zammından faydalanabilmek için, sınırlı olarak sayılan sigortalıların sadece maddede sayılan iş ve işyerlerinde çalışmalarının yeterli görülmediği, ayrıca sigortalının bu işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalmasının da gerektiği, fiili hizmet süresi zammına tabi iş ve işyerlerinde 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyeri ve işlerde geçen fiili çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılığında gösterilen gün sayılarının, fiili hizmet süresi zammı olarak eklendiği, 360 günden eksik sürelere ilişkin fiili hizmet süresi zammının, 360 gün için eklenen fiili hizmet süresi ile orantılı olarak belirlendiği, davacının iddiasının aksine, hafta sonlarının sayılmamasından dolayı 360 gün sağlanamadığından fiili hizmet zammından yararlanamama durumunun söz konusu olmadığı, davacı Sendikanın mensuplarının, Kanun hükümleri uyarınca fiili hizmet zammı sürelerinden, insan sağlığı için koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde bilfiil çalıştıkları süreler için yararlanabilecekleri, dava konusu duyuruda da bu durumun açıklığa kavuşturulduğu, kapsamdaki sigortalıların riskli fiili çalışmalarının bulunmadığı ücretsiz izinde geçen süreleri ile ücretli izin, sıhhi izin, eğitim, kurs süreleri, hafta tatilleri ve resmi tatil günlerinde fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmasının Kanun’un açık hükmü uyarınca mümkün olmadığının; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına açıklanarak duyurulduğu, 5510 sayılı Kanun’un 40. maddesinin ikinci fıkrasının (20) numaralı bendi kapsamındaki sigortalıların, nöbetçi sağlık personeli olma veya benzeri herhangi bir hukuki gerekçe ile cumartesi, pazar veya resmi tatil günlerinde dahi sayılmış olan riskli çalışma alanlarındaki bilfiil çalışmaları için fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları belirtilerek, haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu duyurunun ilgili ibaresinde hukuka ve dayandığı üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ….
DÜŞÜNCESİ : Davacı Sendika vekili tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Emeklilik Hizmet Genel Müdürlüğü’nün tarih ve sayısı bulunmayan Sağlık Meslek Mensubu Sayılan ve İnsan Sağlığına İlişkin İşlerde Çalışan 4/C Sigortalılarının Fiili Hizmet Süresi Zammından Yararlandırılması Hakkında Duyurusunda yer alan “hafta sonu” ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Fiilî hizmet süresi zammı” başlıklı (Değişik: 17/4/2008-5754/25 md.) 40. Maddesinin birinci fıkrasında, “Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalması şarttır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/42 md.) Tablonun (10) numaralı sırasında belirtilen sigortalıların, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartı aranmaz.”, bu maddenin 2. fıkrasında yer alan tabloya 26/7/2018 tarih ve 7146 sayılı Kanunun 11 maddesiyle eklenen (20) sıra numaralı bentte ” İnsan sağlığına ilişkin işler; 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Kanun, 25/2/1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu ve 18/12/1953 tarihli ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun kapsamında sağlık meslek mensubu sayılan ve insan sağlığı için koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde çalışanlar”, son fıkrasında da, “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurumun önerisi üzerine Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 40. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 27/08/2008 tarih, 27010 sayılı Resmi gazete’de yayımlanarak 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulanmasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Fiili hizmet süresi zammının değerlendirilmesi” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında, “(1) Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan tabloda belirtilen işyeri ve işlerde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışarak söz konusu işlerin risklerine maruz kalan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayıları, fiili hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı ise 360 gün için eklenen fiili hizmet süresi zammı ile orantılı olarak belirlenir.”, aynı maddenin 7. (Ek:RG-27/7/2016-29783) fıkrasında, Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan tablonun (18) numaralı sırasında yer alanlar hariç, fiili hizmet süresi zammı kapsamında olan işyerlerinde çalışan sigortalıların çalışılan ayın bazı günlerinde kapsam dışı işlerde geçen süreleri ile kapsamda olan işlerde fiilen çalışmayarak risklerine maruz kalmadıkları 17/3/1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda belirtilen tatil günleri ile yıllık izin, ücretsiz izin, ücretli izin, sıhhi izin ve eğitim kurs süreleri Kanunun 40 ıncı maddesi kapsamında değerlendirilmez. (13) ve (14) numaralı sıralarda çalışan sigortalıların ise ücretsiz izin süreleri dışındaki diğer süreleri 40 ıncı madde kapsamında değerlendirilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davaya konu Sağlık Meslek Mensubu Sayılan ve İnsan Sağlığına İlişkin İşlerde Çalışan 4/C Sigortalılarının Fiili Hizmet Süresi Zammından Yararlandırılması Hakkında Duyurunun, 5510 sayılı Yasanın 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan fiili hizmet süresi zammından yararlanacak iş ve işyerleri ile sigortalıların belirtildiği tabloya 26/7/2018 tarih ve 7146 sayılı Kanunun 11 maddesiyle eklenen (20) sıra numaralı bentte ” İnsan sağlığına ilişkin işlerin ve kapsamda olduğu belirtilen sağlık çalışanlarının dahil edilmesi nedeniyle yapıldığı ve bu duyuruda, “…. Bu sigortalıların ücretsiz izinde geçen süreleri ile söz konusu maddede belirtilen işlerde fiilen çalışılmayan ücretli izin, sıhhi izin, yıllık izin eğitim kurs süreleri, hafta sonu ve resmi, tatil günleri fiili hizmet süresi kapsamında değerlendirilmeyecektir.” şeklinde açıklama yapıldığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasa ile buna dayanılarak çıkarılan anılan Yönetmelikteki düzenlemelere göre anılan Yasanın 40. maddesinde yer alan tabloda belirtilen hizmetlerin, fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için fiili hizmet süresi zammı kapsamında olan işyerlerinde çalışanlardan Yasama organı üyeleri ile Cumhurbaşkanlığı yardımcıları ve bakanlar, Türk Silâhlı Kuvvetleri ile Emniyet ve polis mesleğinde görevli sigortalılar hariç diğer sigortalıların kapsamdaki işyerleri ile birlikte belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalmasının öngörülmesi karşısında bu sigortalıların belirtilen işlerde fiilen çalışılmayan ücretli izin, sıhhi izin, yıllık izin eğitim kurs süreleri, hafta sonu ve resmi, tatil günlerin fiili hizmet süresi kapsamında değerlendirilmeyeceği açık olduğundan mevzuat hükümlerine uygun olduğu anlaşılan davaya konu duyuruda geçen hafta sonu ibaresinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
5510 sayılı Kanun’un 40. maddesinde fiili hizmet süresi zammı düzenlenmiştir.
03/08/2018 tarih ve 30498 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7146 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle 5510 sayılı Kanun’un 40. maddesinde yapılan değişiklikle, bu maddenin 20. sırasına “İnsan sağlığına ilişkin işler” ibaresi eklenerek, “11/04/1928 tarih ve 1219 sayılı Kanun, 25/02/1954 tarih ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu ve 18/12/1953 tarih ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun kapsamında sağlık meslek mensubu sayılan ve insan sağlığı için koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde çalışanlar” için 60 gün fiili hizmet süresi zammı verilmesi öngörülmüştür.
Dava konusu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Emeklilik Hizmet Genel Müdürlüğünün bila tarih ve sayılı ”Sağlık Meslek Mensubu Sayılan ve İnsan Sağlığına İlişkin İşlerde Çalışan 4/C Sigortalılarının Fiili Hizmet Süresi Zammından Yararlandırılması Hakkında Duyurusu”nda fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmanın fiilen çalışma koşuluna bağlanması nedeniyle, bu kapsamda sayılmayan “hafta sonu” ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idare tarafından ileri sürülen usule ilişkin itiraz yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun’un 25. maddesi ile değişik “Fiili Hizmet Süresi Zammı” başlıklı 40. maddesinin birinci fıkrasında;
“Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalması şarttır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/42 md.) Tablonun (10) numaralı sırasında belirtilen sigortalıların, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartı aranmaz.” kuralına,
Aynı maddenin ikinci fıkrasında; “Aşağıdaki bentlerden birden fazlasına dahil olanlar için, en yüksek olan bentten fiilî hizmet süresi zammı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
5510 sayılı Kanun’un 40. maddesinin ikinci fıkrasından sonra fiili hizmet süresinden yararlanacak iş veya iş yerleri 20 grup halinde sayılarak, karşılarında fiili hizmet süresi zammı olarak eklenecek gün sayıları düzenlenmiş olup; bu iş veya işyerleri: 1-Kurşun ve arsenik işleri, 2-Cam fabrika ve atölyeleri, 3-Cıva üretimi işleri sanayii, 4-Çimento fabrikaları, 5-Kok fabrikalarıyla termik santraller, 6-Alüminyum fabrikaları, 7-Demir ve çelik fabrikaları, 8-Döküm fabrikaları, 9-Asit üretimi yapan fabrika ve atölyeler, 10-Yeraltı işleri, 11-Radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işler, 12-Su altında veya su altında basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren işler, 13-Türk Silâhlı Kuvvetlerinde, Jandarma Genel Komutanlığında ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki iş ve işyerleri, 14-Emniyet ve polis mesleğinde, Milli İstihbarat Teşkilâtındaki iş ve işyerleri, 15-İtfaiye veya yangın söndürme işleri, 16-Basın ve gazetecilik mesleğinde fiilen çalışanlar, 17-Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda basın kartı sahibi olanlar, 18-Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Cumhurbaşkanlığında yasama organı üyeleri ile Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, 19-Ceza infaz kurumlarında çalışanlar, 20-İnsan sağlığına ilişkin işlerde çalışanlar olarak belirlenmiştir.
03/08/2018 tarih ve 30498 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7146 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle 5510 sayılı Kanun’un 40. maddesinde yapılan değişiklikle, söz konusu maddenin 20. sırasına “İnsan sağlığına ilişkin işler” ibaresi eklenerek, “11/04/1928 tarih ve 1219 sayılı Kanun, 25/02/1954 tarih ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu ve 18/12/1953 tarihli ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun kapsamında sağlık meslek mensubu sayılan ve insan sağlığı için koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde çalışanlar” için 60 gün fiili hizmet süresi zammı verilmesi öngörülmüştür.
5510 sayılı Kanun’un 40. maddesinin son fıkrasındaki, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasların Kurumun önerisi üzerine Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile düzenleneceği hükmü uyarınca çıkarılan ve 27/09/2008 tarih ve 27010 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Fiili hizmet süresi zammından yararlanma şartları” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Fiili hizmet süresi zammı uygulamasından Kanun’un 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve aşağıdaki tablonun birinci sütunundaki işler/işyerlerinde çalışan ve ikinci sütunda belirtilen işleri yaparak söz konusu işlerin risklerine maruz kalan sigortalılar yararlandırılır.” kuralına, devamında kapsamdaki işler/işyerleri, kapsamdaki sigortalılar ve eklenecek gün sayısına yer verilmiş olup, “Fiili hizmet süresi zammının değerlendirilmesi” başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasında; ”Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasında yer alan tabloda belirtilen işyeri ve işlerde Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışarak söz konusu işlerin risklerine maruz kalan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayıları, fiili hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiili hizmet süresi zammı ise 360 gün için eklenen fiili hizmet süresi zammı ile orantılı olarak belirlenir.” kuralına, yedinci fıkrasında; ”Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasında yer alan tablonun (18) numaralı sırasında yer alanlar hariç, fiili hizmet süresi zammı kapsamında olan işyerlerinde çalışan sigortalıların çalışılan ayın bazı günlerinde kapsam dışı işlerde geçen süreleri ile kapsamda olan işlerde fiilen çalışmayarak risklerine maruz kalmadıkları 17/03/1981 tarih ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’da belirtilen tatil günleri ile yıllık izin, ücretsiz izin, ücretli izin, sıhhi izin ve eğitim kurs süreleri Kanunun 40. maddesi kapsamında değerlendirilmez. (13) ve (14) numaralı sıralarda çalışan sigortalıların ise ücretsiz izin süreleri dışındaki diğer süreleri 40. madde kapsamında değerlendirilir.” kuralına, 8. fıkrasında; ”Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasında yer alan tablonun (10) numaralı sırasında yer alan yeraltı işlerinin maden ocakları (elementer cıva bulunduğu saptanan cıva maden ocakları hariç), kanalizasyon ve tünel yapımı gibi yer altında yapılan işlerde çalışanlar için 11/09/2014 tarihinden itibaren, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içerisinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartı aranmaz.” kuralına, dokuzuncu fıkrasında; ”Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasında yer alan tablonun (16) ila (18) numaralı sıralarda belirtilen işyerlerinde ve işlerde çalışanlar 2013 yılı Şubat ayından itibaren fiili hizmet süresi zammından yararlandırılır.” kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Emeklilik Hizmet Genel Müdürlüğünün bila tarih ve sayılı ”Sağlık Meslek Mensubu Sayılan ve İnsan Sağlığına İlişkin İşlerde Çalışan 4/C Sigortalılarının Fiili Hizmet Süresi Zammından Yararlandırılması Hakkında Duyurusu”nda; 03/08/2018 tarih ve 30498 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7146 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle 5510 sayılı Kanun’un 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tabloya (20) sıra numarası ile eklenen bent uyarınca fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacak olan sağlık çalışanlarının unvanlarının Sağlık Bakanlığından alınan ve ekli listede yer alan tablo ile belirlendiği, belirlenen bu unvanlara göre insan sağlığına ilişkin işlerde fiilen koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde çalışanların fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları; ancak, sağlık meslek mensubu sayılmakla birlikte fiilen koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde çalışmayanlar ile yine sağlık meslek mensubu sayılmakla birlikte işin sevk ve idaresinden sorumlu olarak görev yapanların bu şekilde geçen çalışmaları için fiili hizmet süresi zammı uygulamasından yararlandırılmayacakları, ayrıca bu sigortalıların ücretsiz izinde geçen süreleri ile söz konusu maddede belirtilen işlerde fiilen çalışılmayan ücretli izin, sıhhi izin, yıllık izin, eğitim, kurs süreleri, hafta sonu ve resmi tatil günleri fiili hizmet süresi kapsamında değerlendirilmeyeceği belirtilmek suretiyle, uygulama ile ilgili diğer hususlara yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5510 sayılı Kanun’un 40. maddesiyle, fiili hizmet süresi zammından faydalanacak olan çalışanların, bazı sosyal güvenlik haklarını daha kısa sürede elde etmesine ve kendileriyle aynı fiili hizmet süresine sahip olan çalışanlara göre belirli oranlarda daha fazla mali imkanlardan yararlanabilmelerine imkan tanındığı, fakat çalışanların fiili hizmet süresi zammından yararlanabilmeleri için, Kanun’da belirtilen işlerde fiilen çalışmaları ve fiilen yaptıkları işten dolayı söz konusu işlerin risklerine maruz kalmaları şartının öngörüldüğü; ancak, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, Jandarma Genel Komutanlığında ve Sahil Güvenlik Komutanlığında, emniyet ve polis mesleğinde, Milli İstihbarat Teşkilatında görevli sigortalılar açısından fiilen çalışma ve söz konusu işlerin riskine maruz kalma şartının aranmadığı, maden ocakları, kanalizasyon ve tünel yapımı gibi yer altında yapılan işlerde çalışan sigortalılar açısından da, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartının aranmayacağı düzenlenmiştir.
Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte, yasama organı üyeleri hariç, fiili hizmet süresi zammı kapsamında olan işyerlerinde çalışan sigortalıların fiilen çalışmayarak risklerine maruz kalmadıkları, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’da belirtilen tatil günleri ile yıllık izin, ücretsiz izin, ücretli izin, sıhhi izin ve eğitim, kurs sürelerinin 5510 sayılı Kanun’un 40. maddesi kapsamında değerlendirilmeyeceği; Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve polis mesleğinde, Milli İstihbarat Teşkilatında çalışan sigortalıların ise ücretsiz izin süreleri dışındaki diğer sürelerinin 40. madde kapsamında değerlendirileceği; maden ocakları (elementer cıva bulunduğu saptanan cıva maden ocakları hariç), kanalizasyon ve tünel yapımı gibi yer altında yapılan işlerde çalışanlar için 11/09/2014 tarihinden itibaren, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içerisinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartının aranmayacağı belirtilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Emeklilik Hizmet Genel Müdürlüğünün bila tarih ve sayılı ”Sağlık Meslek Mensubu Sayılan ve İnsan Sağlığına İlişkin İşlerde Çalışan 4/C Sigortalılarının Fiili Hizmet Süresi Zammından Yararlandırılması Hakkında Duyurusu”nda ise fiilen çalışma şartının yinelendiği ve hangi durumların fiili çalışma sayılacağına açıklık getirildiği, bu bağlamda sigortalıların ücretsiz izinde geçen süreleri ile fiilen çalışılmayan ücretli izin, sıhhi izin, yıllık izin, eğitim, kurs süreleri, hafta sonu ve resmi tatil günlerinde yaptıkları işin risklerine maruz kalmadıkları süreler boyunca fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmayacağı kurala bağlanmıştır.
Bu durumda, ilgili mevzuat gereğince, sigortalıların çalıştıkları işyerlerinin kapsamdaki işyerlerinden olması ile birlikte, belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalmasının öngörüldüğü anlaşılmış olup, insan sağlığına ilişkin işlerde çalışanların ise fiilen çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartının aranmayacağı istisnalar kapsamında bulunmadığı açıktır.
Açıklanan nedenle, 5510 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenerek, Kanun’da yer alan fiilen çalışma şartına açıklık getiren ve fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilmeyecek durumların sayıldığı dava konusu duyuru içeriğindeki ”hafta sonu” ibaresinde, hukuka ve dayandığı üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.