Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/23669 E. 2016/2579 K. 18.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23669
KARAR NO : 2016/2579
KARAR TARİHİ : 18.02.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Borçlu vekili, icra emrinde, asıl alacağa işlemiş faiz tutarının 18.973,24 Euro olarak belirtildiğini, ancak bu faizin hangi tarihleri kapsadığı ve hangi oranların uygulandığına yer verilmediğini, ayrıca icra emrinde İİK’na aykırı olarak yabancı para üzerinden talep edilen tutarın TL olarak karşılığının gösterilmediğini, İİK’nun 58. maddesi uyarınca, alacağın Türk parası üzerinden karşılığının gösterilmesi gerektiğini ileri sürerek icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dayanak alınan bilirkişi raporunda kamu bankaları ve özel bankaların Merkez Bankası’na bildirdiği Euro cinsinden döviz faiz oranları uygulanarak yapılan hesaplama ile alacağın 58.947,99 Euro + 10.428,60 TL (Harca Esas Değer 167.006,25 TL) olarak belirlendiği icra emrindeki talebin daha az olması nedeniyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
HGK’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517E. – 1997/776 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. İcra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yolu ile genişletilemez.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tebliğleri gereğince, bankalar uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit ederek Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirmek zorundadırlar. Bildirilen bu oranlar, bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranlar olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebilmektedir.
..//..
Somut olayda;takip dayanağ … 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … tarih, … sayılı ilamında “36.900 EURO’nun 30/11/2009 tarihinden itibaren Merkez Bankası’nca dövize uygulanan faiz oranı ile davalıdan tahsiline” şeklinde hüküm kurulmuştur. Takip konusu ilamda açıkça Merkez Bankası’nca bu yabancı para alacağına uygulanan faizin uygulanmasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere; yabancı para borcunun faizinde, 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince, Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizin esas alınması gerekmektedir.Ancak Merkez Bankası’nın da bizzat mevduat kabulü söz konusu olmayıp, böylece yabancı para alacağına uyguladığı bir faiz oranı bulunmadığından, hükmün aynen infazı ilkesi gereği, ilamın faiz yönünden infazının kabil olmadığının kabulü gerekir. Bu durumda icra takibinin, yabancı para alacağının faizine ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.