Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17112 E. 2015/1782 K. 12.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17112
KARAR NO : 2015/1782
KARAR TARİHİ : 12.02.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/06/2014 tarih ve 2013/248-2014/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “…” ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı başvuruya, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c ve 7/1-f maddelerini gerekçe göstererek yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa tasviri olan “…” ibaresinin tüm toplumun kullanımına açık olması gerektiğini, ibarenin markada esas unsur olarak kullanıldığını, başvurunun halkı yanıltıcı nitelik taşıdığını ileri sürerek, … …’nın 2013-M-3113 sayılı kararının iptalini ve davalı markasının sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, kararın hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin “…” markasının münhasır marka sahibi olduğunu, markanın tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, markanı bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, “…” markasıyla karşılaşan tüketicilerin “…” ibaresini esas unsur olarak algılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “…” ibaresinin “iyi/pekiyi” anlamına geldiği, herhangi bir markada tek başına kullanıldığında tanımlayıcı olduğu, ancak daha önceden marka olarak çok sayıda tescil edilen “…” ibaresiyle birlikte kullanıldığında markanın tanımlayıcı ya da halkı aldatıcı olduğundan sözedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu ibarenin doğrudan karakteristik özellik belirten tanımlayıcı bir ibare niteliğinde bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.