YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16863
KARAR NO : 2015/23243
KARAR TARİHİ : 10.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Katılan adına sahte cep telefonu hattı abonelik sözleşmesi düzenlediği iddia ve kabul olunan sanığın, soruşturma aşamasındaki beyanıyla çelişkili olarak şirketinin üst bayi olduğunu, bu sözleşmeyi alt bayileri … İletişim’in düzenleyerek aktivasyonunu yapmış olduğu savunması, sözleşmede kaşesi bulunan …, bu hatta kontör yüklediği iddia olunan … ve hattı fiilen kullanan kişinin dinlenilmemiş olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için, suça konu hatta ilişkin HTS raporları getirtilip, tespit edilebilmesi halinde hattı fiilen kullanan kişi, …, … İletişim’in suç tarihindeki yetkilisi ile … dinlenilerek sözleşmenin ne şekilde yapıldığı araştırılıp, gerekli görüldüğü takdirde suça konu hattın aktivasyonunun … İletişim tarafından yapılıp yapılmadığı ilgili GSM şirketinden sorularak, adı geçen kişilerin yazı ve imza incelemelesinin yaptırılması ile sözleşme düzenlenirken sahte nüfus cüzdanı ibraz edilip edilmediğinin araştırılmasından sonra, sözleşme ekindeki nüfus cüzdanı fotokopisinin faksla gönderilme tarihinin sözleşme tarihinden önce olduğu da gözetilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suçun sübutu halinde; UYAP üzerinden yapılan kontrolde sanık hakkında özel belgede sahtecilik ile Elektronik Haberleşme Kanununa muhalefet suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet ve düşme kararları verilmiş, halen derdest veya temyiz aşamasında bulunan dosyalar olduğunun anlaşılmakla bu dosyalar getirtilip, derdest olmaları halinde birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örneklerinin alınmasından sonra, belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve suç tarihleri ile zaman aralığı birlikte dikkate alınarak; sanığın fiillerinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünü, kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme tek suçu mu oluşturduğunun tartışılması ile, hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik
tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.