Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/34372 E. 2015/10920 K. 15.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/34372
KARAR NO : 2015/10920
KARAR TARİHİ : 15.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Alışveriş merkezi otoparkında bulunan, müştekiye ait aracın camının kırılması sonucu çalınan cep telefonunun, ondört sanığın bulunduğu çadır yaşam alanında ele geçirilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, kurulan hükümde,sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, buna ilişkin delillerin karar yerinde tartışılması ile delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanıkların suça konu cep telefonun kendi yanlarında bulunma sebebini açıklayamadıklarından bahisle atılı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını işlediklerinin kabulü şeklinde yetersiz gerekçe ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule Göre de;
1-Sanıklar … ve …’nın 5271 sayılı CMK’nın 147, 191/3 ve 193/2. maddelerine aykırı olarak usulünce dinlenip ifadeleri alınmadan, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Dosyada mevcut 27.07.2006 tarihli Parmak izi inceleme yazısında anılan onbir sanığın farklı kimlik bilgileri ile parmak izi kayıtları olduğunun belirtilmesi karşısında sanıkların gerçek kimlik bilgileri ile yargılanıp yargılanmadıkları dosya içeriğinden anlaşılamamakla varsa sanıkların gerçek kimliklerinin tespitine ilişkin belgelerin dosya içerisine konulması, yok ise sanıkların kimlik bilgilerinin tespitine ilişkin tereddütün giderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Mala zarar verme suçunun suç tarihine göre, uzlaşma kapsamında kalması dikkate alınarak müştekiye ve sorulmayan sanıklara da uzlaşma teklifinde bulunarak uzlaşma teklifini kabul eden taraflar yönünden uzlaşma girişiminde bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanık … dışındaki hakkında TCK’nın 58. maddesi uygulanan sanıkların tekerrüre esas alınan ilamlarının kesinleşme tarihlerinin atılı suç tarihinden sonra olduğu ve anılan bu ilamların tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
5-Müşteki, 15.10.2008 tarihli beyanında hırsızlık olayının aracını parkettiği saat: 21.00-22.00 saatleri gerçekleştiğini, soruşturma aşamasındaki beyanında saat: 21.30 – 22.00 arasında gerçekleştiğini belirtmesi karşısında yaz saati uygulaması nazara alındığında Uyap sisteminden güneşin saat:20.10’da battığının anlaşılmakla, eylemin gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılıp gösterilmeden TCK’nın 143. maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar … ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakların gözetilmesine, 15.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.