YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/737
KARAR NO : 2015/22933
KARAR TARİHİ : 02.03.2015
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 22.01.2015 gün ve 2014-2008/5317 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.02.2015 gün ve KYB 2015/33669 sayılı ihbarnamesi ile;
Mühür bozma suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1 ve 62. maddeleri gereğince 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2014 tarihli ve 2013/214 esas, 2014/21 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203. maddesinin, esasta bir şeyin saklanmasını veya varlığının olduğu gibi muhafazasını sağlamak üzere, kanunun veya yetkili makamların emrine uyularak konulmuş mührün kaldırılmasını cezalandırdığı, mühürleme işleminin amacının Devlet yönetiminin bir şeyi koruma altına alma ve başkalarının tasarrufunu önleme iradesinin konulan mühürle açıklanması olup, bu iradeyi etkisiz duruma getirerek onu ihlal eden herhangi bir eylem gerçekleştiği takdirde suçun oluşacağı cihetle, yasaya uygun biçimde konulan bir mührün varlığı, mühür bozma suçunun ön koşulu olduğu gözetilerek 18.03.2013 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında; “monofaze mekanik sayacın … Bakanlık Mühürleri her ikisi de kopuk sayaca müdahale edilerek endeks geri alınmış” denmesi ve elektrik dağıtım şirketi tarafından sanığın kaçak elektrik kullanımının engellenmesine yönelik bir mühürleme ve bunun sonucunda gerçekleşen mühür bozulması iddiasında bulunulmaması karşısında, somut olayda mühür bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
TCK’nun 203. maddesi, esasta bir şeyin saklanmasını veya varlığının olduğu gibi muhafazasını sağlamak üzere, kanunun veya yetkili makamların emrine uyularak konulmuş mührün kaldırılmasını cezalandırmaktadır. Burada mühürleme işleminin amacı Devlet yönetiminin bir şeyi koruma altına alma ve başkalarının tasarrufunu önleme iradesinin konulan mühürle açıklanması olup, bu iradeyi etkisiz duruma getirerek onu ihlal eden herhangi bir eylem gerçekleştiği takdirde suç işlenmiş olacaktır. Bu nedenle, yasaya uygun biçimde konulan bir mührün varlığı, mühür bozma suçunun ön koşuludur.
İncelenen dosya içeriğine göre; 18.03.2013 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında; ‘monofaze mekanik sayacın … Bakanlık Mühürleri her ikisi de kopuk sayaca müdahale edilerek endeks geri alınmış’ denmesi ve elektrik dağıtım şirketi tarafından sanığın kaçak elektrik kullanımının engellenmesine yönelik bir mühürleme ve bunun sonucunda gerçekleşen mühür bozulması iddiasında bulunulmaması karşısında, somut olayda mühür bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesinde isabet bulunmadığı anlaşılmakla, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki istem yerinde görüldüğünden, … Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2014 gün ve 2013/214 esas, 2014/21 sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, yüklenen suç unsurları itibariyle oluşmadığından sanığın beraatine, cezanın çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.