Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1440 E. 2015/2847 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1440
KARAR NO : 2015/2847
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/03/2012 tarih ve 2009/441-2012/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan … ‘ın müvekkili şirkette 1991-2008 yılları arasında çalıştığını, yönetim kurulu üyeliği yaptığını, 2008 yılı Kasım ayında şirketten ayrılmak istediğini söylediğini ve 27.12.2008 tarihinde şirketteki hissesini devrederek istifa ettiğini, davalının müvekkili şirketten ayrılmadan aynı konuda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduğunu, müvekkili şirkette satış sorumlusu olarak çalışan, şirketin tüm alım satım işlerinden sorumlu olan, müşterilerle olan diyalog ile ticari ilişkiyi yürüten davalının müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra davacı şirket müşterileri ile görüştüğünü, müşterilerin davacıyla süregelen ticari ilişkisini bitirdiğini, şirketten ayrılmadan önce davacı şirketin alışveriş yaptığı bazı firmalara davacı şirketin satış fiyatından daha yüksek fiyat söyleyerek şirketin mal satımına engel olduğunu, yine davacı şirketin batık yada zorda olan kişi veya firmalarla ticari alışveriş yapmasını sağladığını, satılan mal ve ürünlerin bedellerinin tahsil edilemediğini, müvekkili şirketle çalışan firmaların büyük bölümünün halihazırda davalı şirketin müşterisi olduğunu, yine dava önce davacı şirket elemanı olan davalının yakınlarının davalı şirkette çalışmaya başladıklarını, davalı şirketin logosunun dahi davacı şirketin logosuna benzediğini, bu durumun karışıklığa sebebiyet verdiğini, davalı eylemlerinin TTK 335. maddesine aykırılık ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek şimdilik 15.000,00 TL zararın davalılardan tazminine, davalıların ticaretten men’ine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket tarafından, hangi alanda ve hangi konuda haksız rekabet yapıldığına dair somut bir delil sunulmadığı, davalının üç arkadaşının davacı şirkette çalışırken ayrılması, davalı …’ın aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirket kurması ve üç arkadaşını işe almasının TTK hükümleri çerçevesinde haksız rekabet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmayacağı, davalı şirketin davacı şirkete ait müşterileri kendisine yönlendirdiği, markasını, ürün adını, itibarını kullandığına dair soyut tanık anlatımları dışında somut bir delil sunulmadığı, zararın nelerden ibaret olduğuna ilişkin dosyada somut bir delil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.