Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17613 E. 2015/2848 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17613
KARAR NO : 2015/2848
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/05/2014 tarih ve 2013/401-2014/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette 11.09.2003-19.03.2010 tarihleri arasında proje mühendislik departmanında çalıştığını, davalının görevi gereği davacının müşteri çevresine iş ve üretim sırlarına ait bilgilere sahip olduğunu, davalı ile işten ayrılmadan önce rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını, buna rağmen davalının davacı şirketten ayrılır ayrılmaz davacı şirket ile benzer iş kolunda faaliyet gösteren firmada 11.05.2010 tarihinde çalışmaya başladığını belirterek sözleşme gereğince 10.000 USD cezai şartın fiili ödeme günündeki TL karşılığının faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının yerinde olmadığını, ticari ve teknik sırdan bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği için işçinin iş verenin müşterilerini tanıma veya iş sırlarına nüfuz etme imkanının bulunması ve işverenin de önemli ölçüde zarara uğraması ihtimalinin bulunması gerektiği, davacının faaliyet konusu olan fiber maddesinin beton gibi yaygın olarak kullanılan ve iş sırrı kapsamına girmeyen bir yapı malzemesi olduğu, bu yöne ilişkin davacı iş verenin yasanın öngördüğü korunabilir haklı bir menfaatinin bulunmadığı, öte yandan davalının davacının müşterilerine ait bilgilerini veya iş sırrının kullanarak davacıyı zarara uğrattığı iddiasının davacı tarafça kanıtlanamadığı, taraflar arasında düzenlenen taahhütnamede yer ve konu bakımından bir sınırlama yapılmadığı, rekabet yasağı sözleşmesinin bu yönleri ile de geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalının vekili bulunmamasına rağmen kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bahisle lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin 4 nolu bendinin hükümden çıkarılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.