Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18484 E. 2015/3111 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18484
KARAR NO : 2015/3111
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2014 tarih ve 2013/340-2014/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ….’nin Rize Şubesi’ne 26/11/1999 tarihinde, 31.875,00 USD parasını %20 net faizle 35 gün, 12.260,00 USD parasını 03/12/1999 tarihinde %20 net faizle 31 gün ve 50.200,00 DM parasını 03/12/2009 tarihinde %20 net faizle 31 gün vadeli olarak yatırdığını, müvekkilinin mevduatı vade sonunda işlemiş faizi ile birlikte toplam 51.080,00 DM olduğunu, davacının bankaya yatırmış olduğu parasının henüz vadesi gelmeden 21/12/1999 tarihinde … yönetime BDKK tarafından el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetiminin TMSF’ye devredildiğini, daha sonra …ile birleştirildiğini, …k A.Ş.’nin ise … BANK olduğunu, müvekkilinin bankaya yatırmış olduğu mevduatın …. yönetimi tarafından KKTC’de paravan olarak kurulan dava dışı … adlı banka hesabına aktarıldığını, müvekkilinin bankaya olan güveninin kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, …. bu şekilde müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek toplam 44.045,00 USD ve 50.200,00 DM mevduat alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, konu ile ilgili evvelce açılmış davanın Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiğini. Müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil TMSF vekili, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve husumete ilişkin itirazlarıyla birlikte, davacının serbest iradesiyle daha fazla gelir getirdiğine inandığı off shore hesabına parasını havale ettiğini kendi kusuruna dayalı hak iddia edemeyeceğini, davalının sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil … vekili, dava konusu alacak yönünden müvekkilinin sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sorumluluğunun BK 41, 55 ve TTK 336. maddesinden kaynaklandığı ve davacının parasının off shore bankasından tahsil etme olanağı kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlayacağı, davacının yatırdığı mevduatın … Off Shore adlı paravan bankaya aktarıldığı ancak fiilen bu hesaba gönderilmeyip bankanın uhdesinde kaldığı, davacının devlet güvencesi altındaki bankaya güvenerek hareket ettiği bankanın eylemleri ile davacıyı yanıltarak zarara uğrattığı off shore bankası ile davalının selefi konumundaki … A.Ş arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle 44.045,00 USD’nin 3.12.1999 tarihinden, 25.666,85 Euro’nun 3.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden TMSF harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.