Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/730 E. 2015/2852 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/730
KARAR NO : 2015/2852
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/03/2014 tarih ve 2002/229-2014/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı …’nın dava dışı …’ni kurduklarını, 22/05/2001 tarihinde tasfiye kararı alındığını ve tasfiye memuru olarak diğer davalı …’nın atandığını, tasfiye halindeki ….’nin adresinde davalı ortak …’nın kurucu ortağı bulunduğu tasfiye halindeki şirketle isim benzerliği olan …’nin kurulduğunu, davalı ortağın tasfiye memuru ile işbirliği içerisine girerek tasfiye halindeki şirketin mal stoklarını yeni kurulan şirkete aktardığını, tahsilatlarını yeni kurulan şirket adına yaptığını, giderlerini ise tasfiye halindeki şirkete yükleyerek aktifini azaltıp pasifini artırdığını, …’den tasfiye halindeki …. adına mal alışı yapıldığını ve alınan bu malların düşük bir fiyata spota satılmış gibi gösterilerek …’ne geçirildiğini ya da satılarak satış bedellerinin … adına tahsil edildiğini, tasfiye memurlarının sadece tasfiye amacına yönelik işlemleri yapabilecekleri halde davalı tasfiye memurunun yetkilerini aştığını belirterek tasfiye memurunun görevine son verilmesine, tasfiye işlemlerinin sonuçlandırılması için yeni tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, görevi gereği tüm işlemleri şirket lehine yerine getirdiğini, malların satımının gözetlenebilmesi ve senet teslimleri nedeniyle davalı ortak …’nın kurucu ortağı olduğu …’nin aynı iş yerinde kurularak, kira elektrik, su ve çalışanların ücretlerinin … ile birlikte yarısına iştirak etmesinin kararlaştırıldığını, şirket ortaklarının taşınmazları üzerine ipotek tesis edilmiş olması ve çek ve senetlerin süresinde ödenememesi üzerine taşınmazlarının satışına sebebiyet vermemek için mevcut malların spota gazete ilanı ile satılmasına karar verdiklerini, elde kalan malların …’ne satıldığını, satışlardan davacının haberinin bulunduğunu, müvekkilinin dürüst ve basiretli davrandığını, tasfiye memurunun azli için haklı sebebin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ….’nin 06/05/2001 tarihinde yapılan ortaklar kurulu kararı ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, tasfiye memurluğuna …’nın atandığı, tasfiye memurunun tasfiye işlemleri sırasında aynı iş yerinde …. ünvanını çağrıştıran dava dışı ….’nin faaliyet göstermesine izin verdiği ve bazı tahsilatları bu şirket makbuzları ile yaptığı dolayısıyla tasfiye memurluğu görevi sırasında basiretli bir iş adamı gibi davranmadığı, özen ve sadakat borcunu yerine getirmediği, paydaşların tasfiye payından eşit bir şekilde faydalanmasını sağlayacak şekilde hareket etmediği, böylelikle tasfiye memurluğu görevinde güven ilişkisini sarstığı gerekçesiyle davanın kabulüne, tasfiye memuru …’nın tasfiye memurluğu görevinden alınarak yerine yeni tasfiye memuru atanmasına, ücret takdirine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarına gelince; karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen, yazılı şekilde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.