Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/3415 E. 2015/2867 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3415
KARAR NO : 2015/2867
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/12/2013 tarih ve 2013/265-2013/340 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/02/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. …, davalılardan …. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 06/01/2010 tarihinde … Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün kayıtlarının tetkiki ile davalı şirketin 25/11/2009 tarihinde genel kurulunun yapılmasına yönetim kurulunca karar verildiğini, bu tarihte genel kurulun yapılmadığını, 1. genel kurul tarihinden 33 gün sonra 28/12/2009 tarihinde ikinci bir genel kurul toplantısı yapıldığını, bu genel kurulda sermaye artırımı yapılmasına karar verildiğini, bundan önce davacıların adresi noter kanalı ile davalı şirkete bildirildiği halde hiçbir genel kurul davetiyesinin davacılara tebliğ edilmediğini, anasözleşme değişikliğinin TTK 386. maddesi uyarınca ve yönetmeliğin 11/son maddesi uyarınca ticaret sicil gazetesinde ilan edilmediğini ve davacılara bu konuda tebligat gönderilmediğini, 28/12/2009 tarihli genel kurulda anasözleşme değişikliği yapıldığını, anasözleşme değişikliği ile sermaye arttırıldığını, bu hususun TTK’nın 386 maddesi ile yönetmeliğin 11/son maddesinin emir ve içeriğini uygun olarak gazete ile ilan edilmediği gibi davacı ortaklara da bu yönde bir tebligat da gönderilmediğini, sermaye artırımının ihtiyaç yokken kötüniyetli olarak pay sahiplerini zarara uğratmak ve onların şirketteki kâr/tasfiye ve oy oranlarını azaltmak amacı ile yapıldığını, 29/12/2009 tarihinde davalıların, davacı European Tobacco Inc ve … yerine kaimen …’ya rüçhan hakkı kullanma davetiyesini elden tebliğ ettiklerini, …’nın aynı gün davacıların yeni paylardan almayacaklarını, yani rüçhan hakkından yararlanamayacaklarını bildirdiğini, 07/01/2010 tarihinde dış kaynaklı olarak karşılanmasına karar verilen paranın davalılarca karşılandığını bildirdiklerini, davalılarca ele geçirilen hisse oranının %10 olduğunu, erişilen son hale göre davalıların şirketteki hissenin %60, davacıların hisse oranının ise %40’a gerilediğini, bundan sonra davacıların tek başlarına genel kurul toplantı ve karar nisaplarında hiçbir öneriyi, maddeyi veya hususu tek başlarına kabul veya red şansları kalmadığı gibi davalıların elde ettikleri sermaye nispeti ile genel kurulda ibra dahil istedikleri kararı alabileceklerini ileri sürerek, davalı şirketin 29/12/2009 tarih ve 59 numaralı yönetim kurulu kararının tümden iptaline, sermaye artırımına bağlı olarak yeni pay alma hakkı bildiriminin davacılar yerine …’ya tebliğ hususunun hükümsüzlüğünün tespitine, davacıların iştirak taahhütlerinin geçerliliklerinin tespitine, davacıların şirketteki pay adedi, sermaye miktarları ve oranlarının ne olduğunun tespitine, birleşen …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/41 Esas sayılı dosyasında davalı şirketin 28.12.2009 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, birleşen 2010/52 Esas sayılı dava dosyasında, 27.02.2009 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine ve birleşen 2010/144 Esas sayılı dava dosyasında 27.02.2009 tarihli genel kurul toplantısında anasözleşmenin 11/d maddesinin değiştirilmesine dair 4 nolu gündem maddesinin yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı asıl ve birleşen davaların reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, Yargıtay kararları üzerine oluşan usuli kazanılmış haklar ve verilen kararların kesinleşmiş bulunan kısımları dikkate alınarak birleşen …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/52 Esas sayılı dosyasının kesinleşmiş bulunan 26/06/2012 tarihli kararı ile davalı şirketin 27/02/2009 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun hükmen sabit olması karşısında, davalı şirketin 29/12/2009 tarihli 59 nolu yönetim kurulu kararının da iptali gerektiği sonucuna varıldığı, asıl davaya konu edilen sermaye arttırımı kapsamında yeni pay alma hakkı ile ilgili …’ya yapılan bildirime ilişkin tebliğin hükümsüzlüğü ile davacıların iştirak taahhütlerinin geçerliliklerinin tespiti ve rüçhan hakkı kapsamında yeni çıkarılan paylardan davalı ortaklara tahsis edilen payların davacılara ait olduğunun tespiti yönündeki taleplerin anlamsız kaldığı, dayanağı genel kurul kararının iptal edilmesi ile yeni çıkarılan (artırılan) paylardan, dolayısı ile de rüçhan hakkı kullanımından söz edilemeyeceği, şirketin pay ve ortaklık hisse oranının, iptal edilen genel kurul öncesindeki pay durumuna dönmüş bulunduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 29/12/2009 tarihli ve 59 nolu yönetim kurulu kararlarının iptaline, yukarıdaki hüküm fıkrası ile 2010/52 Esas sayılı davanın kesinleşmiş bulunan 26/06/2012 tarihli kararı karşısında sermaye artışı işlemleri ve iştirak taahhütnamelerinin dayanağı kalmamış bulunduğundan, davacıların …’ya yapılan yeni pay alma hakkı bildiriminin hükümsüzlüğü ve kendilerinin iştirak taahhütlerinin geçerliliği ile pay oranları ile ilgili taleplerin reddine, bu dosya ile birleştirilmiş bulunan 2010/144 Esaslı ve … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/41 Esas sayılı ve 2010/52 Esas sayılı davaları 26/06/2012 tarihli karar ile kesinleşmiş bulunduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve asıl dava ile birleşen ….Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/41 E., 2010/52 E. ve …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/144 E. sayılı dosyalarındaki davalarda evvelce verilen kararlara yönelik temyiz istemleri Dairemizce reddedilerek anılan kararlar kesinleşmiş bulunduğundan, mahkemece birleşen davalara ilişkin olarak “yeniden karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilmesinde usulsüzlük bulunmamasına ve asıl davada davacıların 29.12.2009 tarih 59 sayılı yönetim kurulu kararının iptali yanında sermaye artırımına bağlı olarak yeni pay alma hakkı bildiriminin davacılar yerine …’ya tebliğ hususunun hükümsüzlüğünün tespiti, davacıların iştirak taahhütlerinin geçerliliklerinin tespiti, davacıların şirketteki pay adedi, sermaye miktarları ve oranlarının tespitine dair talepleri de bulunduğundan ve bu talepler nedeni ile davacılar yerine yeni pay alma hakkını kullanan davalı gerçek kişilere de husumet düştüğünden mahkemece bu kişilere yönelik dava yönünden husumetten red hükmü kurulmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10.00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Şirket’ten alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar Mahmut Arslan ve …’dan alınmasına, 03/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.