YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5212
KARAR NO : 2015/2871
KARAR TARİHİ : 03.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.12.2013 tarih ve 2011/393-2013/288 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.03.2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin çatısı altında şahıs şirketi olarak gemi kiralama bölümünde 17.09.2009-2011 Şubat tarihleri arası faaliyette bulunduğunu, bu çalışmaları sırasında müşteri bilgilerine, ticari sırlarına vakıf olduğunu, aralarındaki ilişki sona erdikten sonra gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, müşterileri olan ….’nin rüzgar tribünlerinin deniz yoluyla taşınması işini müvekkili yaptığı halde, davalıların taşıma işini kendileri yapmış gibi beyanlarda bulunduklarını, grup şirketi imiş gibi … ibaresini kullandıklarını, … adi ortaklığı ile 70.000 USD karşılığı taşıma anlaşmaları yaptıklarını, davalının bu firmalara önceden yapılmış taşımalara ilişkin fatura, ödeme dekontları gibi belgeleri gönderdiğini, firmalara düşük fiyat teklif ettiğini, bunun üzerine mecburen 60.000 USD karşılığı sözleşme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, menini, 5.000 TL maddi tazminatın tahsili talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.
Davalılar vekili, dava dilekçesinde iki ayrı davalının gösterildiğini, ….-…’nin şahıs şirketi olduğunu, 06.12.2010 tarihinde tür değiştirerek … unvanını alarak faaliyetine devam ettiğini, aynı davalı hakkında mükerrer dava açıldığını, …. firmasının deniz taşıması içinde alt taşıyıcı olarak görev yaptıklarını, gerçeğe aykırı beyanda bulunmadıklarını, tazminat talebinin hukuki dayanağı olmadığını, mail ve yazışmaların haksız rekabete konu edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının şahıs şirketi hakkında dava açtığı, aynı şirketin 06.12.2010 tarihinde unvan değiştirdiği, HMK’nun 124. maddesine göre davalının rızası alınmadan taraf değişikliği yapıldığı, …. firması ile ilgili olarak taşıma işinin tamamını davalı tarafın yapmadığını, ancak yapmış gibi gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, bu şekilde 6762 Sayılı TTK’nun 57/3. maddesini ihlal ettiği, … ibaresini kullanarak birden çok şirketle faaliyet sürdürdüğü inancı vererek 57/4. maddeye göre haksız rekabette bulunduğu, davacının ticari sırlarını müşterilerine gönderdiği, haksız rekabet nedeniyle davacının 30.000 USD zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 58.005 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin tespiti ve maddi tazminat istemine ilişkin olup, HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı taraf iki davalı hakkında maddi tazminat isteminde bulunmuş, karar başlığında iki davalının ismi belirtilmiş, hüküm kısmında ise 58.005 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline denilmek suretiyle, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar tesis edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece HMK’nun 297. maddesinde belirtildiği şekilde hüküm oluşturarak, haksız rekabete konu işbu davada, davalıların sorumluluklarının hangi nedenlerden kaynaklandığı, davalıların hangi eylemleri nedeniyle haksız rekabete neden oldukları, infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.