Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/18577 E. 2015/3212 K. 02.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18577
KARAR NO : 2015/3212
KARAR TARİHİ : 02.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafiinin asıl hükme yönelik temyiz istemi süresinde kabul ve temyiz talebinin reddine dair karar yok hükmünde sayılarak yapılan incelemede;
Olay yeri inceleme raporuna göre müştekinin kilitleyip parkettiği aracının sol ön kapısının açılması suretiyle oto teybi hırsızlığının yapıldığı, kapıda ki anahtar yuvasında mevcut bulunan harabiyetin müştekinin beyanına göre önceden mevcut bulunduğu ve aracın başka herhangi bir yerinde de zorlama izinin mevcut olmaması karşısında sanıkların bıçağı anahtar gibi kullanarak aracın kapısını açtıkları anlaşıldığından tebliğnamede ki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK’nın 53/4. maddesi dikkate alındığında aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,,
2-5237 sayılı TCK’nın 2/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca, “Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.”
Aynı Kanun’un 31. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan ya da 12 – 15 yaş grubunda olup ta işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen kişilerin(çocukların) cezai sorumluluğu yoktur. Ancak, bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.”
Aynı Kanun’un 5. maddesinin başlığı ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler”dir.
Yukarıda özetlenen âmir hükümler gözetilmeyerek, cezaî sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca danışmalık tedbirine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafileri ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından suça sürüklenen çocuk hakkındaki ‘5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 5. maddesi uyarınca danışmanlık tedbiri uygulanmasına ve 53.maddenin uygulanmasına’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/03/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.