Danıştay Kararı 12. Daire 2021/4053 E. 2022/1041 K. 14.03.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/4053 E.  ,  2022/1041 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4053
Karar No : 2022/1041

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Başkanlığı

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 11/12/1984-21/06/2000 tarihleri arasında Yargıtay Başkanlığında, 21/06/2000-14/08/2011 tarihleri arasında da Maliye Bakanlığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel olarak görev yapan davacı tarafından; iş sonu tazminatının sadece Maliye Bakanlığındaki hizmet süreleri esas alınmak ve gelir vergisi kesintisi yapılmak suretiyle ödendiğinden bahisle, iş sonu tazminatının her iki kurumdaki hizmetleri birleştirilerek ödenmesi talebiyle davalı idarelere yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali ile eksik ödenen iş sonu tazminatının gelir vergisi kesintisi yapılmaksızın emeklilik tarihinden (14/08/2011) itibaren bankaların uyguladığı en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; dava konusu işlemlerin iptali ile eksik ödenen iş sonu tazminatının 14/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 26/12/2019 tarih ve E:2018/3026, K:2019/10848 sayılı kararı ile onandığı, iş sonu tazminatının gelir vergisi kesintisi yapılmaksızın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden hüküm kurulmamasına ilişkin kısmının ise bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; davacı tarafından verilen ve Mahkeme kayıtlarına 11/06/2020 tarihinde giren dilekçe ile “iş sonu tazminatının gelir vergisi kesintisi yapılmaksızın ödenmesine karar verilmesi” yönündeki istemden feragat edildiği anlaşıldığından, bu istem ile ilgili olarak davanın esasını inceleme olanağı bulunmaması nedeniyle, bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına, onanarak kesinleşen kısım da dikkate alındığında dava; işlem yönünden iptal, tazminat yönünden kısmen kabul, kısmen feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan toplam 357,59-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre 2/3’ü olan 238,39-TL’sinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, temyiz aşamasında davalı idarelerce ayrı ayrı yapılan 45,73 TL yargılama giderlerinin davadaki haklılık oranına göre 1/3’ü olan 15,24 TL’nin davacıdan alınarak ayrı ayrı davalı idarelere verilmesine, kalan yargılama giderinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına, feragat edilen kısım yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak vekil ile temsil edilen davalı Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 89. maddesinde yer alan “27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisi, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edilir. Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmü uyarınca dava konusu isteminden feragat ettiği, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
1-Davalı idarelerden … Başkanlığı tarafından; İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
2-Davalı idarelerden … Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 11/12/1984-21/06/2000 tarihleri arasında Yargıtay Başkanlığında, 21/06/2000-14/08/2011 tarihleri arasında da Maliye Bakanlığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel olarak görev yapan davacı tarafından; iş sonu tazminatının sadece Maliye Bakanlığındaki hizmet süreleri esas alınmak ve gelir vergisi kesintisi yapılmak suretiyle ödendiğinden bahisle, iş sonu tazminatının her iki kurumdaki hizmetleri birleştirilerek ödenmesi talebiyle davalı idarelere yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali ile eksik ödenen iş sonu tazminatının gelir vergisi kesintisi yapılmaksızın emeklilik tarihinden (14/08/2011) itibaren bankaların uyguladığı en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesince dava konusu işlemlerin iptali ile eksik ödenen iş sonu tazminatının 14/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın bu kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 26/12/2019 tarih ve E:2018/3026, K:2019/10848 sayılı kararı ile onandığı, iş sonu tazminatının gelir vergisi kesintisi yapılmaksızın ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden hüküm kurulmamasına ilişkin kısmının ise bozulması üzerine, davacı tarafından verilen ve Mahkeme kayıtlarına 11/06/2020 tarihinde giren dilekçe ile “iş sonu tazminatının gelir vergisi kesintisi yapılmaksızın ödenmesine karar verilmesi” yönündeki isteminden feragat ettiği anlaşılmıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 89. maddesinde; “27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisi, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edilir. Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmüne yer verildiği; davacı tarafından, “iş sonu tazminatının gelir vergisi kesintisi yapılmaksızın ödenmesine karar verilmesi” isteminden, bu yasal haktan yararlanmak amacıyla feragat edildiği, ancak İdare Mahkemesince, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedildiği görülmüş olup, Mahkeme kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ancak bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında olduğundan, İdare Mahkemesi kararının “davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 357,59-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre 2/3’si olan 238,39-TL’sinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına” ilişkin hüküm fıkrasının; “davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 357,59-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine” şeklinde; kararın; “temyiz aşamasında davalı idarelerce ayrı ayrı yapılan 45,73 TL yargılama giderlerinin davadaki haklılık oranına göre 1/3’i olan 15,24 TL’nin davacıdan alınarak ayrı ayrı davalı idarelere verilmesine” ilişkin hüküm kısmının; “temyiz aşamasında davalı idarelerce ayrı ayrı yapılan 45,73 TL yargılama giderlerinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve kararın; ” feragat edilen kısım yönünden yine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak vekil ile temsil edilen davalı Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmesine” ilişkin hüküm kısmının ise “davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.