Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2014/23104 E. 2016/1989 K. 16.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23104
KARAR NO : 2016/1989
KARAR TARİHİ : 16.02.2016

… Başkanlığı adına Av. B.. H.. ile M.. Ö.. vasisi Z.. B.. arasındaki dava hakkında…. 4. İş Mahkemesinden verilen 10.07.2014 günlü ve sayılı hükmün, temyizen incelenmesi ve davacı Kurum avukatı ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-Türk Medenî Kanunu’nun 407’nci maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılan her erginin kısıtlanacağı; 448’inci maddesinde, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasinin, vesayet altındaki kişiyi tüm hukukî işlemlerinde temsil edeceği; 471’inci maddesinde, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı yönündeki düzenleme gözetilerek;
Davalı M.. Ö..’ün 30.09.2014 tarihli temyiz dilekçesi içeriğine göre, 31.12.2013 tarihinde denetimli serbestlik tedbirinden yararlanarak cezaevinden tahliye edildiği anlaşıldığından, tahliye tarihi araştırılarak, tahliye edilmemişse; vasisine gerekçeli kararın tebliği ve temyiz dilekçesine muvafakat edip etmediğinin belirlenmesi
2-Ote yandan davalı tarafından temyiz dilekçesi verdiği sırada nisbi temyiz karar harcı ve başvuru harcının yatırılmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun geçici 3. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödenmiş veya hiç ödenmemiş olduğunun sonradan anlaşılmış bulunması halinde, karar veren Hakim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde tamamlanması veya ödenmesi, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yönteınince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.”
Davada ise, yukarıda sözü edilen yasa ve İçtihadı Birleştirme Kararı hükmüne aykırı olarak hükmü temyiz eden davalı tarafından temyiz dilekçesinin verildiği sırada ve yasal temyiz süresi içerisinde gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenmemiş bulunmaktadır. Böyle olunca. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten, şayet temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse davalı vekiline tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten, temyizin süresinde yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde doğrudan iade edilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 16.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.