Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/10186 E. , 2022/1012 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/10186
Karar No : 2022/1012
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Sendikası
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Sendika tarafından, davalı İdare ile …-SEN arasında imzalan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinin 6. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesindeki “Herhangi bir sendikaya üye olmayanlar veya sonradan işe girip de hiçbir sendikaya üye olmayanlar veya üyelikten çıkarılanlar ile …-SEN dışındaki başka sendikaya üye olanlar sözleşmeye taraf olan sendikaya, sendika üyesinin ödediği miktarda aidatın iki katını sosyal denge sözleşmesi aidatı olarak ödemek suretiyle sözkonusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır” düzenlemesi ile 6. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendindeki ” 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125’inci maddesinde belirtilen kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarının kesinleşmesi halinde 1 ay süresince sözleşme hükümlerinden yararlanamaz ” düzenlemesinin iptali ve 2016 yılı Mart ayından itibaren sendika üyelerinden sosyal denge sözleşmesi aidatı adı altında yapılan kesintilerin yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dava konusu Sözleşmenin 6. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi açısından: disiplin cezasına konu eylemler için uygulanacak yaptırımların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda belirtildiği, memurun işlediği ve Kanun’da sayılan disiplin suçları nedeniyle yine Kanun’da öngörülen cezaların dışında başka bir ceza ile cezalandırılmasının mümkün olmadığı, çalışanların ekonomik durumlarının iyileştirilmesi, ekonomik ve sosyal seviyelerinin yükseltilmesi amaçlarına yönelik olarak verilmesi öngörülen sosyal denge tazminatının anılan disiplin cezaları ile cezalandırılan kamu görevlilerine de ödenmesi gerektiği, davalı idarede çalışan kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödemesinin dayanağı olan mevzuatta yer verilmeyen kısıtlamaların sözleşme hükümlerine konularak personelin bu parasal haktan yoksun bırakılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı; Sendikaya üye olmama özgürlüğüne müdahale olarak nitelendirilebilecek ölçüde fahiş bir miktar belirlenmediği sürece, Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası temsilcisi arasında imzalanan Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme’nin 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen “iki katına kadar” olarak belirlenen sınırı aşmamak kaydıyla; sendika üyesi olmayanlar ile taraf sendikaya üye olmayanların sosyal denge sözleşmesinden aynı şartlarda faydalanması için sözleşmeye taraf sendika üyesinin ödediği aidatın iki katını sosyal denge sözleşmesi aidatı olarak ödemesi yönündeki dava konusu sözleşmenin 6. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu sözleşme maddesinin hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı sendikanın, 2016 yılı Mart ayından itibaren davacı sendika üyelerinden sosyal denge sözleşmesi aidatı adı altında yapılan kesintilerin yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi yönündeki istemi yerinde görülmeyerek, dava konusu Sözleşme’nin 6. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine ilişkin kısmın iptaline, dava konusu Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesine yönelik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, aksine bir yorumun adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacına ve Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, sendika üyesi olan ya da sendika üyesi olmayan ile başka bir sendikaya üye olanlar arasında bir ayrıma gidilemeyeceği, sözleşmeye taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan veya hiç bir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında farklı oranlar üzerinden ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) yaratacağı, davalı belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin 6. maddesinin, 1. fıkrasında yer alan hükümde hukuka uygunluk bulunmadığı; Sendika üyelerinden yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte personele iadesi talebine gelince; İdari yargı yerlerinde tam yargı davası açılabilmesi için kişisel hakların doğrudan ihlal edilmiş olması şartı arandığından, parasal hak talebine ilişkin davanın, bireysel hakları doğrudan muhtel olan sendika üyeleri tarafından açılması gerekeceğinden, davanın parasal hak talebine ilişkin olan kısmı bakımından davacı Sendikanın dava açma ehliyeti olmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun ise kabulüne, …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinin iptaline, yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte personele iadesi talebinin ise 2577 sayılı Kanun’un 15/1-b maddesi uyarınca ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu Sözleşme maddesinin dayanağının Yerel Yönetimler Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmenin 1. maddesi olduğu, dayanak iptal edilmediği sürece tarafları bağlayacağı, Bölge İdare Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu Sözleşme’nin 6. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine ilişkin kısmın iptaline, dava konusu Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesine yönelik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile dava konusu Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinin iptali, yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte personele iadesi talebinin ise 2577 sayılı Kanun’un 15/1-b maddesi uyarınca ehliyet yönünden reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.