YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22529
KARAR NO : 2015/8
KARAR TARİHİ : 12.01.2015
Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 345, 503/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/3. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis, 2 yıl hapis ve 3.000,00 Türk lirası adli para ve 6 yıl hapis cezalan ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 03/02/2011 tarihli ve 2007/433 esas, 2011/105 sayılı kararına yönelik temyiz talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 10/06/2014 tarihli ve 2007/433 esas, 2011/105 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03.11.2014 gün ve 2014-19115-65131 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2014 gün ve 2014/367513 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanığın yokluğunda verilen karar, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, 6099 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesinde yer alan, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 35. maddesinde yer alan, “(1) Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (2) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükmü dikkate alındığında, sorgusu yapıldığı sırada mahkemeye bildirdiği adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak, olmadığının tespiti hâlinde ancak 35. maddeye göre eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceğinden, bu araştırma yapılmaksızın doğrudan 35. madde uyarınca yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı cihetle, temyiz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
6545 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle, 04/02/1983 tarih ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesinde yapılan değişikliğin, 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak ve söz konusu Kanun değişikliğine göre, “Ceza dairelerinde, daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde; mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkumiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır, çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
İncelenen dosya ve iddianame içeriğine göre, mahkumiyete ve incelemeye konu nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası, 765 sayılı TCK’nın 503/1 maddesinde göre bir yıldan üç yıla, resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK’nın 342/2 maddesi gereğince dört yıldan on yıla kadar hapis cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde;
Mahkumiyet kararındaki nitelendirme ve Yargıtay Kanunu’nun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (11.) Ceza Dairesi’nin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 12/01/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.