Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17886 E. 2015/2894 K. 04.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17886
KARAR NO : 2015/2894
KARAR TARİHİ : 04.03.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2014 tarih ve 2013/209-2014/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “… ” unsurlu marka başvurusunun, davalının şirketin “…” ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine, başvurularının TPE YİDK kararıyla 03. sınıf mallar için nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların benzer olmadığını, davacının daha önceki bir tarihte aynı ibareli marka başvurusunun yine davalı şirketin markası nedeniyle kısmen reddi üzerine … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2010/168 E. sayılı dosyası ile açtıkları davanın kabulüne karar verildiğini, … kelimesinin yaygın bir kelime olup ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu başvuru markasının tescil kapsamındaki malların ret gerekçesi marka kapsamında da bulunduğu, davacının başvurusunda asıl unsurun “… ” davalı markasında da asıl unsurun “…” ibaresi olduğu, her iki ibarenin de Türkçe’de ne anlama geldiğini ortalama tüketicinin bilmeyeceği, taraf markaları, ortalama tüketici kitlesinin genel izlenimi ve bütüncül bakış açısına göre karşılaştırıldığında, markalar arasında yüksek düzeyli görsel, kavramsal ve sesçil benzerlik bulunduğu, başvuru markasındaki şekil unsurunun markayı farklılaştırmaya yetmeyeceği, … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 20210/168 E. sayılı dosyasında, her iki markanın KHK’nın 7/1 (b) maddesi ölçeğinde ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmamış olmasının sonuca etkili olmadığı, tescil kapsamlarının tamamen aynı olduğu 03. sınıf mallar yönünden markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1 (b) maddesi anlamında karıştırma ihtimalinin bulunduğu, dava konusu TPE YİDK kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.