YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6619
KARAR NO : 2015/96
KARAR TARİHİ : 12.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun
mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanıklardan …’in sanık…’un sahibi ve yetkilisi olduğu…r firmasında çalıştığını söyleyerek kendi adına taşıt kredisi kullanmak için katılan …ne müracaat ederek diğer sanık ….’ı da kefil olarak gösterdiği, kredi kullanımı için sanıkların bankaya kredi talebinde bulunan Kerem ve ….’ın… isimli firmada çalıştıklarına ilişkin maaş bordroları ile sanık ….’ın sahte ikametgah belgesinin … firmasına ait faks ile katılan bankaya gönderildiği, katılan bankanın ise sanıklara ait maaş bordrosunda… firmasının yazıldığını görmesi üzerine sanık…’un sahibi olduğu … firması ile teyit amaçlı telefonla görüştüğü ve .. firmasının …’un yan kuruluşu olduğu sanıklar Kerem ve ….’ın … firmasında çalıştıkları bilgisi verildiği, sanıkların 35000 TL tutarında araç kredisi kullandıkları, ancak taksitlerin ödenmemesi üzerine durumun ortaya çıktığı olayda, nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde ve şikayetçi … vekilinin temyiz isteminin taraf sıfatı olmadığı gerekçesiyle reddine dair 07/08/2012 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan banka vekili, şikayetçi vekilinin, sanık…. müdafii ve sanık…’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ve 07/08/2012 tarihli ek kararın ONANMASINA, 12/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.