Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/11219 E. 2015/88 K. 12.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11219
KARAR NO : 2015/88
KARAR TARİHİ : 12.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanı… Köyünde hayvancılıkla uğraşan katılan ..’in yanına giderek 2 adet büyükbaş hayvanı 7.500 TL’ye almak için anlaştığı, sanığın parayı ilçe merkezinde bankadan çekip ödeyeceğini söylemesi üzerine, hayvanları sanığa ait kamyonete yükleyerek birlikte ilçe merkezine gittikleri, öncelikle hayvanların nakil işlemlerinin yapılması için İlçe Tarım Müdürlüğü’nün önüne geldikleri, sanığın nüfus cüzdanını katılana vererek nakil işlemlerini yapması için gönderdiği, bu sırada sanığın hayvanlarla birlikte olay yerinden uzaklaştığı ve hayvanları da bir kasaba sattığı anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
…. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 1997/377 E, 1998/247 K. ve 17.07.1998 kesinleşme tarihli mahkumiyet kararının, silinme koşullarının oluşmuş olması nedeniyle tekerrüre esas teşkil etmeyeceği gözetilmeden, lehe hükümlerin tespiti bakımından sonradan yapılan uyarlama kararının kesinleşme tarihinin esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin kısmın tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.